Laddering türkçesi Laddering nedir

Laddering ingilizcede ne demek, Laddering nerede nasıl kullanılır?

Ladder accommodation : Borda iskelesi. Ana iskele.

Ladder balancer : Merdivenle denge hareketleri yapan kişi. Merdiven cambazı.

Ladder dredger : Kovalı tarak.

Ladder function : Basamak fonksiyonu. Adım fonksiyonu. Adım işlevi.

Ladder in a stocking : Çorapta bulunan küçük delik. (british) kaçmış çorap.

Accommodation ladder : Borda kamara iskelesi. Borda iskelesi.

Ladder truck : Merdiven kamyonu. Merdiven aracı. Sürgülü merdivenle donatılmış olan itfaiye arabası.

Ladder network : Merdiven devre. Basamaklı şebeke. Basamak şebeke.

Bucket ladder excavator : Kepçeli tarak ekskavatörü.

Ladder proof : Kadın çorabı üretiminde kullanılan yırtılmaya dayanıklı malzeme. Kaçmaz.

İngilizce Laddering Türkçe anlamı, Laddering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laddering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hackneys : At. Binek atı. Koşum atı. Kira arabası. Bayağı. Körletmek.

Meandering : Dolambaçlı. Menderesli akış. Dolambaçlı yol. Dolanma. Kıvrımlı. Kıvırma.

Abducts : (kas) dışarı çekmek. Kız kaçırmak. Zorla kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Tebit etmek. Adam kaçırmak. Dağa kaldırmak. Kaçırmak (birini). Alıkoymak.

 

Mobile : Devinimli. Değişken. Akışkan. Dengede hareket düzeni. Devingen. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Rüzgarın etkisiyle hareket eden küçük süs eşyası. Gezici. Cep tel. Oynak.

Indirect : Dolambaçlı. Aktarmalı. Doğru olmayan. Dolaşık. Dolaylı. Vasıtalı. Aldatıcı. İmalı. Kinayeli.

Age : İhtiyarlamak. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Yıpratmak. Devir. Yaşlanmak. Asır. Yaşlılık. Yaş. Erginlik.

Winding : Dolam. Kavis. Yılankavi. Dönemeç. Dolama. Sargı. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Döner. Sarım. Dolaşma.

Bleed : Para sızdırmak. Kan gelmek. Boyası akmak. Kan almak. Kan ağlamak. Kanamak. Kanını emmek. Akmak (boyası). Hacamat etmek. Boşaltmak (sıvı, gaz).

Hackneying : At. Bayağı. Koşum atı. Binek atı. Körletmek. Kira arabası.

Fret : Yiyip bitirmek. Söylenmek. Aşındırmak. Sıkılmak. Kemirmek. Rahatsız etmek. Üzülmek. Endişelenmek.

Laddering synonyms : hackney, beat to a frazzle, get out, frets, dampen, exuding, outwear, laddered, dampens, antiquates, give off, fretting, ladder, roving, exuded, rambling, unsettled, peregrine, abducting, bleed off, antiquating, antiquate, given off, frighten away, abduct, exude, ladders, nomadic, gave off, exudes.

Laddering zıt anlamlı kelimeler, Laddering kelime anlamı

Direct : Yönetim işi. Sahneye çıkartmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aydınlatmak. Çevirmek. Yöneltmek. Yolu tarif etmek. Doğrudan. Komuta etmek. Yönlendirmek.

Settled : Kararlı. Durgun. Sabit. Devamlı. Değişmez. Ödenmiş. Oturmuş. Sürekli. Şenelmiş. Yerleşik.