Laforas disease türkçesi Laforas disease nedir

  • Köpeklerde otozomal çekinik, ergenlikle birlikte görülmeye başlayan, sara nöbetleri ve zihin bozukluklarıyla belirgin ölümcül kalıtsal hastalık. köpeklerdeki hastalık tablosu insanlara model oluşturacak kadar benzerlik gösterir.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Laforahastalığı.

Laforas disease ingilizcede ne demek, Laforas disease nerede nasıl kullanılır?

Disease : Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Rahatsızlık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Lyme hastalığı. Hastalık. İllet. Dert. Maraz. Sayrılık.

Acute disease : Akut hastalık. Ciddi hastalık.

Addison disease : Addison hastalığı. Birincil hipoadrenokortisizm. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tunç hastalığı. Böbrek üstü bezlerinden kortikosteroitlerin hiç salgılanmaması ya da az salgılanması sebebiyle deri pigmentasyonunun arttığı bir hastalık.

Addisons disease : Addisonhastalığı. Birincil hipoadrenokortisizm.

 

Aftermath disease : İkinci ürün çayır hastalığı. Çayır amfizemi.

Akabane virus disease : Akabane virüs hastalığı. Bunyaviridae ailesinde, bünyavirüs cinsinde yer alan ve sokucu sineklerle taşınan bir virüsün inek, keçi ve koyunlarda gebelik döneminde enfeksiyonlara neden olarak yavru atmaya veya nöral tüpün kapanmasının engellenmesi sonucu artrogripozis veya hidranensefaliyle belirgin yapılış bozukluklarına neden olan viral bir hastalık, akabane hastalığı, doğuştan artrogripozis-hidranensefali sendromu, sığırların enzootik artrogripozisi.

İngilizce Laforas disease Türkçe anlamı, Laforas disease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laforas disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksendışı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karnın altı. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde).

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Laforas disease synonyms : abdominal distention, abamectin, a c deformity, abdominal pain, abdominal fat necrosis, a amplitude mod.