Land hemisphere türkçesi Land hemisphere nedir

  • Karalar yarımyuvarı.
  • Yeni zelanda ve fransa'nın batı kıyıları yakınında yer alan iki noktanın, kuzey ve güney eksenuçları olmaları varsayımına göre çizilen eşlekle oluşturulan iki yarımyuvardan karalar oranının en yüksek düzeyde olanı. bk. denizler yarımyuvarı.
  • Kara yarıküresi.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Land hemisphere ingilizcede ne demek, Land hemisphere nerede nasıl kullanılır?

Land : Arsa. Karaya indirmek. Ülke. Diyar. İniş yapmak. Toprak. İnmek. Yere inmek. Kıyıya çıkmak. Çakmak.

Hemisphere : Yeryuvarının eşlek ya da bir öğlen çemberiyle bölündüğü iki eşit parça: kuzey, güney ya da batı, doğu yarımyuvarı. Dünya yüzeyinin ekvatorla ayrılan yarısı. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Merkezden geçen bir düzlemle, (çoğu zaman eşlek düzlemi) ikiye bölünmüş olarak düşünülen kürenin her bir parçası. Yarımküre. Yarım küre. Hemisfer. Beyin yarısı. Yarımyuvar. Yarıküre.

Land a blow : Taşı gediğine oturtmak. Bir yumruk oturtmak. Taşı gediğine koymak.

Land a good contract : İyi bir sözleşme yapmak.

Land a prize : Ödül kazanmak.

Land abutment : Köprü ana ayağı.

İngilizce Land hemisphere Türkçe anlamı, Land hemisphere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Land hemisphere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alluvial deposit : Lığ. Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

 

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Land hemisphere synonyms : air route, age pyramid, afforestation, agricultural co operative, aluvial terrace, agricultural production.