Large room türkçesi Large room nedir

Large room ile ilgili cümleler

English: He has this large room to himself.
Turkish: O, kendine bu büyük odayı aldı.

English: She gave me a large room while I stayed at her house.
Turkish: Onun evinde kalırken bana büyük bir oda verdi.

English: He has the large room to himself.
Turkish: Büyük odayı kendisine aldı.

English: She had the large room to herself.
Turkish: Kendisine büyük odayı aldı.

English: Mr Johnson's was a large room.
Turkish: Bay Johnson'ınki büyük bir odaydı.

Large room ingilizcede ne demek, Large room nerede nasıl kullanılır?

Large : Kalabalık (aile). Büyücek. Kocaman. Koca. Büyük (servet). Çok. Büyük. Geniş. İri. Bol.

Room : Ç.daire. Oturmak. Apartman. Yer. Mekan. Meydan. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Pansiyon. Kalmak. Neden.

Large amount : Büyük miktar. Çok miktar.

Large amount of money : Büyük meblağ.

Large and small : Büyükten küçüğe kadar her boyutta olan. Tüm boyutlarla ilgili olan. İrili ufaklı. Büyük küçük.

Large as life : Doğal ölçüleriyle. Doğal büyüklükte. Ta kendisi.

İngilizce Large room Türkçe anlamı, Large room eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Large room ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Barrack : Tezahürat yapmak. Kulübe. Eğreti yapı. Bağırarak desteklemek. Bağırarak sözünü kesmek. Kışlada oturtmak. Baraka. Kışla.

Ward : Vesayet altındaki kimse. Gözetim. Servis. Mahalle. Bölge. Koruma. Önlemek. Bir kentin, bir kasabanın, büyükçe bir köyün, yönetim bakımından bölündüğü, yapı bölgeciklerinden ve insan topluluklarından oluşan en küçük parçalardan her biri. bk. komşuluk birimi. Semt. Korumak.

Dormitory : Yurt. Öğrenci yurdu. Yatakhane.

Barracking : Eğreti yapı. Kışla. Kulübe. Tezahürat yapmak. Beğenmeme sonucu bağırma. Baraka. Bağırarak desteklemek. Kışlada oturtmak. İtiraz narası (spor karşılaşması sırasında).

Barracked : Tezahürat yapmak. Baraka. Eğreti yapı. Kulübe. Bağırarak desteklemek. Kışla. Kışlada oturtmak. Bağırarak sözünü kesmek.

Ample room : Yeterli alan. Yeterince büyük olan alan. Yeterli boş yer.

Dormitories : Yurtlar. Yurt. Öğrenci yurtları. Yatakhane.

Dorm : Öğrenci yurdu. Bkz.dormitory. Yatakhane. Yurt.

Hall : Koridor. Büyük salon. Hol. Toplantı salonu. Antre. Yemekhane. Konak. Üniversite binası. Yurt. Oturma salonu.