Lastage türkçesi Lastage nedir

Lastage ingilizcede ne demek, Lastage nerede nasıl kullanılır?

Ballastage : Safra resmi. Safra hakkı.

Elastase : Elastaz. Elastas. Elastin ve diğer proteinlerin daha basit moleküllere ayrılmasını katalize eden, genellikle amino asitlerin karbonil gruplarının bulunduğu bağlardaki polipeptit zincirini kıran, nötrofiller, makrofajlar tarafından salgılanan serin endopeptidazların bir grubu. elastaz aktivitesi alfa-1-antitripsin tarafından özgün olarak baskılanır.

Last act : Son icrai hareket. Son perde.

Last breath : Son nefes. Ölüm.

Last but not least : Son olarak önemli noktalardan bir tanesi de. Son ama çok önemli. Sonuncu ama son derece önemli. Son fakat aynı derece önemli. Son fakat aynı derecede önemli. Sonuncu. Sıra olarak en son ancak daha az önemsiz değil. Fakat bir o kadar da önemli. Sonuncu ama son derece önemli olarak. Son fakat nitelik veya değer açısından daha düşük değil.

Last but one : Sondan bir önceki. Sondan ikinci.

Last call : Son çağrı.

Last chance : Son şans. Son olasılık. Son umut.

Last changed : Son değiştirme. Son değiştirilme.

Last column : Son sütun.

İngilizce Lastage Türkçe anlamı, Lastage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lastage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Biliary : Bilyer. Öde özgü. Öd ile ilgili. Safraya özgü. Safra ile ilgili. Biliyer.

Luteal phase : Lüteal dönem. Luteal faz. Lüteal evre. Lüteal doku tarafından etkin olarak progesteron salgılandığı ve organizmada progestatif etkinin hakim olduğu dönem, lüteal evre, progestatif evre, sekretorik evre.

Phase : Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri. Evrelendirmek. Değişik fazlar uygulamak. Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre vb.). dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı. Bir şeyin gözle görünen kısmı. evre. bir sistemin fiziksel, kimyasal veya mekanik olarak ayrılabilme durumu. elektrodiyagnostik kayıtta bir daganın en alt çizgiye ardışık olarak iki ke erişmesi arasındaki dönem. Dengedeki bir dizge içinde, başka bölümlerden fiziksel ayrılıklar gösteren ve kesin yüzeylerle sınırlanmış tektürel yapılı bölge. 2-göziem süresinde bir elektriksel dalganın sıfırdan en büyük değere dek aldığı bağıl değer. Bölge. Salınımlı bir olayın yinelenimleri boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik. Bilgisayar, fizik, kimya, gitar, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kesim.

Fossilization : Taşıllaşma. Fosilleşme. Taş kesilme. Çağın gerisinde kalma. Bitki, hayvan ve organik maddelerinin taş kesilerek taşıl duruma gelmesi.

Wights : Yaratık. İnsan. Kişi. Canlı yaratık. Zat. Yaşayan varlık (eski kullanım). Doğaüstü yaratık. Kimse.

Galls : Sürterek yara yapmak. Öd. Kızdırmak. İncitmek. İncinmek. Sürtünerek yaralanmak. Yara olmak. Sürtmek. Sinirlendirmek. Gücendirmek.

 

Seedtime : Büyüme periyodu. Ekim sezonu. Yeni gelişim dönemi. Ekin vakti. Ekim mevsimi.

Diplotene : Diploten. Mayoz bölünmenin profazında bivalent kromozomların uzunluğuna ayrıldığı safha.

Bilis : Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan ve ductus choledochus adı verilen kanalla onikiparmak bağırsağına dökülen, yağların sindirimine katılan, alkali özellikte, kahverengi-yeşilimsi sarı renkte salgı, öd, bilis, hlk. yaş egzama, öd suyu, fel. Öd suyu.

Incubation : Civciv çıkarma. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikropların kültür ortamında gelişmesi. canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi. bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi. Kuluçka. Enkübasyon. Kuluçkaya yatma. Kuluçka dönemi. İnkübasyon. Tasarlama. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikroorganizmaların besi yerlerinde üretilmesi canlı doku parçasının besi yerinde geliştirilmesi.

Lastage synonyms : menstrual phase, latency stage, anal phase, genital phase, fertile phase, latency phase, period of time, time period, anal stage, oral phase, fertile period, genital stage, phase of cell division, phallic phase, oral stage, musth, phallic stage, bile juice, chapter, period, secretory phase, change of state, cholers, diakinesis, latency period, pachytene, wight, culmination, segue, bile, transition, fossilisation, fel.

Lastage ingilizce tanımı, definition of Lastage

Lastage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A duty exacted, in some fairs or markets, for the right to carry things where one will.