Lavers türkçesi Lavers nedir
- Yenilebilir su yosunu türü.
- Yatak.
- Tas.
- Kase.
- Su koyma kabı (eski kullanım).
- Temizleyen veya arındıran bir şey.
- Yahudi sinagogunda ve tapınağında dini törenle ilgili yıkamalar için su konulan büyük kase (incil'le ilgili).
Lavers ingilizcede ne demek, Lavers nerede nasıl kullanılır?
Enslavers : Köle yapan. Köle alan kişi. Esir eden kimse. Esir eden.
Palavers : Yağ çekmek. Pohpohlamak. Boş laf etmek. Pohpohlama. Palavra. Boş sözler. Yaltaklanmak. Boş laf. Palavra atmak. Yerlilerle görüşmek.
Slavers : Salyası akmak. Yaltaklanmak. Ağzının suyu akmak.
Laver : Büyük el leğeni. Su koyma kabı (eski kullanım). Tas. Temizleyen veya arındıran bir şey. Yatak. Kase. Yenilebilir su yosunu türü. Yahudi sinagogunda ve tapınağında dini törenle ilgili yıkamalar için su konulan büyük kase (incil'le ilgili).
Laverock : Toygar (iskoç terimi). Çocuk gibi oynamak. Muziplik yapmak. Tarlakuşu.
Palaver : Palavra. Pohpohlama. Müzakere. Görüşme. Yerlilerle görüşmek. Palavra atmak. Boş laf etmek. Boş laf. Boş sözler. Yaltaklanmak.
Calaverite : Bir parça gümüş içeren altın cevheri. Altının doğal tellüridi. Kalaverit. Altın cevheri türü.
Beslaver : Yaltaklanmak. Göklere çıkarmak. Öve öve bitirememek. Yağ çekmek.
Palavering : Pohpohlama. Yağ çekmek. Boş laf. Boş sözler. Palavra atmak. Pohpohlamak. Boş laf etmek. Palavra. Yaltaklanmak. Yerlilerle görüşmek.
Enslaver : Köle alan kişi. Esir eden. Esir eden kimse. Köle yapan.
İngilizce Lavers Türkçe anlamı, Lavers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lavers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Afterwards : Bilahare. Daha sonra. Sonradan. Sonra. Ondan sonra. Devamında. Sonraları. Daha sonraları.
Doss : Dışarıda yatmak. Teksas eyaletinde şehir. Uyumak. Kısa uyku. Pansiyonda kalmak. Yatmak. Şekerleme. Pansiyon yatağı.
By and by : Daha sonra. Yakında. İlerde. Az sonra. İleride. Zamanla. İlerde yavaş yavaş. Çok geçmeden. Yavaş yavaş. Birazdan.
Bed : Zemin. Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Temel. Mezar. Yatırmak. Tabaka. Gömmek. Oturtmak. Nehir yatağı. Sabitleştirmek.
Berth : Rıhtıma bağlamak. Demir yeri. Rıhtıma yanaşmak. Yatak yer vermek. Yatacak yer bulmak. Açıklık. Gemici ranzası. Limana girmek. Palamarla bağlamak.
Subsequently : Bilahare. Sonradan. Sonra. Daha sonra. Arkadan. Akabinde.
Afterward : Sonra. Daha sonra. Sonradan.
Basins : Yalak. Kara ile çevrili liman. Leğen. Havza. Havuz. Koy.
Assisters : Yatakçı. Suç ortağı. Yardımcı. Muavin. Yardakçı. Yaver. Yardak. Asistan.
Hollowware : Gümüş sofra malzemeleri. Kap. Mutfak takımı. Gümüş kase.
Lavers synonyms : berths, stoup, beddings, handbasin, bearings, basin, bearing, dosses, dossed, den, bushing, cup, chalice, beds, later on, bunk, assister, bowl, stoups, cups, laver, after, bedding, bason, chalices, bowled.
Lavers zıt anlamlı kelimeler, Lavers kelime anlamı
Antecedent : Önce gelen. Mukaddem. Önceki. Evvel. Öncül. Yerine zamir gelen isim. Mazi. Takaddüm eden. Evvelki. Önerti.
Lavers antonyms : natural object.

Bu kısımda Lavers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lavers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lavers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lavers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.