Laves türkçesi Laves nedir
Laves ile ilgili cümleler
English: Do you want to live like slaves?
Turkish: Köleler gibi yaşamak ister misin?
English: At one time there were many slaves in America.
Turkish: Bir zamanlar Amerika'da birçok köle vardı.
English: How many slaves were taken from Africa to America?
Turkish: Afrika'dan Amerika'ya kaç köle getirilmiş?
English: Ali and Mary worked like slaves.
Turkish: Ali ve Mary köle gibi çalıştılar.
English: He guaranteed his slaves' freedom.
Turkish: O, kölelerinin özgürlüğünü garantiledi.
Laves ingilizcede ne demek, Laves nerede nasıl kullanılır?
Autoclaves : Sterilizatör. Otoklav.
Conclaves : Papayı seçmek için kardinallerin toplanması. Kardinaller meclisi. Kardinaller toplantısı. Meclis. Oturum. Özel toplantı.
Customs enclaves : Açık liman, bölge ve yerler ile, gümrüklenmiş mallara ayrılan arakoruncak ya da bu tür malların konulmasına gümrükçe izin verilmiş yerler. Gümrükdışı yerler.
Enclaves : Yerleşme bölgesi. Enklav. Kuşatılmış toprak. Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Anklav. Yerleşim bölgesi. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Etrafını çevirmek. Kapanım.
Enfranchise slaves : Özgür köleler.
Exclaves : Eksklav. Başka bir ülkenin toprakları ile çevrilmiş kültürel açıdan farklı varlık veya bölge. Bir memleketin başka bir devlette bulunan küçük toprak parçası.
Lavender water : Lavanta.
Enslaves : Köle yapmak. Esir etmek. Köleleştirmek.
Lavender bag : Lavanta torbası.
Lavender : Mavi eşlem. Lavantaçiçeği. Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, çok yıllık, tabanda çalımsı, siyahımsı mor renkli çiçekleri olan, hoş kokulu, batı akdeniz kökenli bir tür. Açık eflatun. Eflatun. Lavanta (çiçeği). Levandel. Lavanta.
İngilizce Laves Türkçe anlamı, Laves eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Laves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cleans : Boşaltmak. Temizlemek. Parlatmak. Tanzif etmek. Almak. Temizlenmek. Bitirmek. Temiz. Arıtmak.
Overhang : Üzerine sarkmak. Çıkıntı oluşturmak. (kemerin vb) üzerinden sarkmak. Altı oyulmuş yalı yar çeperi. Çıkma. Çıkıntı yapmak. Sarkmak. Asıl kaya. Tehdit etmek (tehlike vb).
Elutriate : Tasfiye etmek. Paklamak. Yıkayıp ayırmak.
Lap : Yalayarak içmek. Üzerine koymak. Sarmak. Kucak. Tur yapmak. Örtmek. Dolamak. Şapırdatmak. Oburca yemek.
Clean down : İyice temizlemek. Baştan aşağı temizlemek. Dip bucak temizlemek. Silip süpürmek. Tepeden tırnağa temizlemek.
Roof : Çatı. Çatı ile örtmek. Çatısını yapmak. Damını yapmak. Çatısını örtmek. Çatı olmak. Yuva. Ev. En yüksek çekit ya da düzey.
Launder : Savak. Çamaşır yıkayıp ütülemek. Oluklu yıkayıcı. Temel çukuru. Çamaşır yıkamak. Oluk. Yıkamak (çamaşır). Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme.
Bathed : Banyo. Sıcak. Yıkanmak. Yıkanma. Banyo yaptırmak. Banyo suyu. Banyo yapmak. Küvet. Banyo odası.
Ablute : Yıkanmak.
Irrigates : Sulama yapmak. Antiseptik suyla yıkamak. Sulamak. Tarla sulamak. Lavaj yapmak. Sulamak (toprağı).
Laves synonyms : dhobi, deterge, deterges, wash, bath, launders, flow, deterged, bathes, bathe, clean.

Bu kısımda Laves kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Laves ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Laves anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Laves ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.