Lay down the law türkçesi Lay down the law nedir

  • Direktif vermek.
  • Patronluk taslamak.
  • Ahkam kesmek.
  • Ukalalık etmek.
  • Dediği dedik olmak.
  • Zart zurt etmek.
  • Yetkili bir şekilde konuşmak.

Lay down the law ingilizcede ne demek, Lay down the law nerede nasıl kullanılır?

Lay : Mevki. Durum. Şarkı. Kurmak (sofra). Yüklemek (suç). Türkü. Yaymak. Tasarlamak. Yatma. Sevişme.

Down : Yere yıkmak. Çökmek. Alaşağı etmek. Boyunca. Beri. Düşürmek. Çabucak içmek. Yere sermek. Aşağıya doğru.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Law : Sakçı. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü. Nizam. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Kaide. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Yasa. Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kanun. Adalet.

 

Lay down : Koymak. Bir şeyi bir yere koymak. Kural koymak. Başlamak. Yatırmak. Yere bırakmak. Kenara koymak. Depolamak. Saklamak. Bırakmak.

Acted within the law : Kanuna göre davrandı. Yasal olarak hareket etti. Her şeyi yasa dahilinde yaptı.

According to the law : Yasa gereği. Kanunen.

Abiding by the law : Kanunlara itaat etme. Yasalara uygun şekilde.

Abide by the law : Kanunlara itaat etme. Yasalara uygun şekilde.

İngilizce Lay down the law Türkçe anlamı, Lay down the law eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lay down the law ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blusters : Kabadayılık taslamak. Yaygara. Tehditler savurmak. Bağıra çağıra konuşmak. Sert esmek. Fırtına gibi esmek. Şiddetle esmek (rüzgar). Küstahça konuşmak. Yüksekten atma.

Rule the roost : Evin reisi olmak. Borusu ötmek. Sözü geçmek. Sözünü geçirmek.

Patronize : Alışveriş etmek. Korumak. Desteklemek. Tenezzül etmek. Lütuf göstermek. Faydası dokunmak. Sürekli müşteri olmak. Himayesine almak. Müşterisi olmak.

Patronizes : Büyüklük taslamak. Himayesine almak. Tenezzül etmek. Korumak. Desteklemek. Maddi yönden desteklemek. Faydası dokunmak. Müşterisi olmak. Küçük görmek.

Boss around : Kabadayılık etmek. (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak.

Wear the trousers : Kontrolü ele almak (genellikle bir kadının erkek partneriyle olan ilişkisinde kullanılır). Otorite olmak. Bir ilişkide veya evlilikte sözü geçen taraf olmak. (kadın için söylenir) ipleri elinde tutmak. Borusu ötmek. Yetkili olmak. Sözü geçmek.

 

Pontificating : Başpiskoposluk. İddia etmek. Tumturaklı konuşmak. Papalık. Başkanlık etmek. Papalık sıfatı ile katılmak. Başkanlık etmek (dini kurum).

Patronise : Himaye etmek. Yardım etmek. Müşterisi olmak. Hor görmek. Büyüklük taslamak. Faydası dokunmak. Tenezzül etmek. Desteklemek. Himayesine almak.

Instruct : Talimat vermek. Haber vermek. Bilgilendirmek. Yol göstermek. Görevlendirmek. Emretmek. Öğretmek. Okutmak. Emir vermek.

Instructs : Bilgilendirmek. Okutmak. Yol göstermek. Öğretmek. Haber vermek. Emretmek. Talimat vermek. Görevlendirmek. Emir vermek.

Lay down the law synonyms : know all the answers, dogmatise, bluster, direct, give orders, dogmatize, directs, blustered, patronises, pontificated, pontificates, pontificate.