Lay on his back türkçesi Lay on his back nedir

  • Yatay pozisyonda yattı.
  • Sırtüstü yattı.

Lay on his back ile ilgili cümleler

English: He lay on his back.
Turkish: Sırtüstü yatıyordu.

English: Ali lay on his back.
Turkish: Ali sırtüstü uzandı.

English: He lay on his back with his eyes closed.
Turkish: Gözleri kapalı sırtüstü yattı.

English: He lay on his back on the bed.
Turkish: O yatakta sırtüstü yatıyor.

Lay on his back ingilizcede ne demek, Lay on his back nerede nasıl kullanılır?

Lay : Şarkı. Saldırmak. Tasarlamak. Yatma. Kurmak (sofra). Konum. Örmek (tuğla). Durum. Kaymak. Mevki.

On : De. Esnasında. Civarında. İle. E doğru. Giyilmiş. Çakırkeyif. Yanmak. Hazır. Üzerinde.

His : Onun. Onunki. (erkek) onun. Eril onunki. Onunkisi.

Back : Geri. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Sırt. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arka çıkmak. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Arkasını imzalamak. Geçmişte. Savunucu. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri.

Carried on his back : Ağırlığı arkasında taşıma. Taşıma. Yükü sırtına alma. Sırtına yükleme.

 

Lay on : Tesisat döşemek. Sürmek. Halletmek. Üzerine atılmak. Üstüne sürmek. Kullanmak (kamçı). Yüklemek. Ayarlamak. Yüklenmek. Sağlamak.

Fell on his back : Düşüp sırt üstü uzanan. Sırt üstü düşen.

Was always on his back : Sürekli onun sırtındaydı. Bir kez olsun onu kendi başına bırakmadı. Sürekli onun sırtında kamburdu. Onu her adımını takip etti. Onu rahatsız etti.

Was on his back : Sırtındaydı. Sırtında kamburdu. Ona yaşayacak alan bırakmadı. Sırtında yüktü.