Leaders türkçesi Leaders nedir

Leaders ile ilgili cümleler

English: Business leaders blamed it on Roosevelt.
Turkish: İş liderleri Roosevelt'i suçladı.

English: Church leaders denied the accusation.
Turkish: Kilise liderleri suçlamayı reddetti.

English: Federalist leaders denounced Jefferson's policy.
Turkish: Federalist liderler Jefferson'ın politikasını kınadı.

English: Catholic leaders urge all of us to unite in the church.
Turkish: Katolik liderler hepimizin kilisede birleşmesini tavsiye ediyor.

English: Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Turkish: Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.

Leaders ingilizcede ne demek, Leaders nerede nasıl kullanılır?

Market leaders : Piyasada rağbet gören ürünler.

Leadership : Önde gelenler. Önderlik. Başkanlık. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Liderlik. Liderler. Öncülük. Reislik. Lidere yakışan vasıflar.

Leaderships : Başkanlık. Liderler. Lidere yakışan vasıflar. Liderlik. Reislik. Önderlik. Öncülük. Önde gelenler.

 

Jewish agency leadership : Yahudi ajansı başkanının pozisyonu. Yahudi ajansı başkanlığı.

Market leadership : Piyasa liderliği. Pazar liderliği.

Leader of the party : Parti başkanı.

The political leadership : Siyasi bir gruba liderlik etme. Politik bir grubun başı. Siyasi liderlik. Siyasal liderlik. Politik liderlik.

Price leadership : Fiyat liderliği. Fiyat önderliği. Üretecekleri mal miktarları birbirine bağlı olan işletmelerin etkinlik gösterdiği azel piyasasında, işletmelerden birinin fiyat yapıcı konumunda olması.

Leader sequence : Özelleşmiş bir hedefe veya regülatör bir işleve sahip rna’nın 5ı ucu veya proteinin amino terminaline yakın kısa bir dizi. Lider dizi.

Pleaders : Savunucu. Dava savunucusu. Savunma vekili. Avukat. Dava vekili.

İngilizce Leaders Türkçe anlamı, Leaders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leaders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beginnings : Esas. Bağ.

Rome : Roma.

Caudillo : Devletin başı (ispanyolca). Lider (ispanyolca).

Arch : En yüksek düzeyde. Çapkın. Yay. Taban çukuru. Kemer. Tepeden bakan. Nazlı. Ayak tabanı kemeri. Hor gören.

Archpriest : Başrahip. Baş papaz. Başpapaz.

Beginning : Menşe. Milad. İlk adım. Başlangıç noktası. Başlangıç. Kaynak. Başlangıç çekidi. Köken. Esas. İptida.

Mentors : Rehber. Mentor. Danışmanlık yapmak. Mürşit. Akıl hocalığı yapmak. Akıl hocası. Danışman. Üstat. Kılavuz.

Captained : Yönetmek. Kaptanlık etmek. Kumanda etmek. Kaptan. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Baş garson. Başkomiser. Yüzbaşı. Kaptanlık yapmak.

 

Bows : Reverans. Başla selamlama. Pruva. Boyun eğme. Fiyonklar.

Leader : Rehber. Öncü. Başkan. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Baş makale. Reis. Gazetenin görüşünü yansıtan makale.

Leaders synonyms : pioneers, pioneer, cock, cocks, leadership, capita, pud, forelimbs, bhagwan, bellwether, cock of the walk, apostle, editorial, cephalic, body, captaining, central, editorials, capital, forefeet, leaderships, forelegs, leading article, conductor, chieftains, forefoot, forelimb, supreme headquarters, high command, big boss, foreleg, commander, chieftain.