Leadman türkçesi Leadman nedir

  • Şantiye şefi.
  • Amele başı.
  • Ustabaşı.
  • İşçi başı.
  • Şef işçi.
  • İşçileri başındaki görevli.

Leadman ingilizcede ne demek, Leadman nerede nasıl kullanılır?

Lead a cat and dog life : Geçinememek. Kedi köpek gibi zıt olmak.

Lead a double life : İki farklı yaşam sürmek. Bilinenden ayrı bambaşka bir hayat sürmek.

Lead a fast life : Hızlı yaşamak.

Lead a hand to mouth existence : Kıt kanaat geçinmek.

Lead a happy life : Mutlu bir hayat sürmek. Mutlu bir yaşam sürmek.

Lead angle : Avans açısı. Öndelik açısı. Sarmal eksen açısı. İleri olma açısı.

Lead an orchestra : Orkestra idare etmek. Orkestra yönetmek. Bir müzik grubuna yol göstermek.

Lead accumulator : Kurşunlu akümülatör. Kurşunlu akü.

Lead a life : Yaşam sürmek. Yaşam sürdürmek. Hayat sürmek.

Lead alloy : Kurşun alaşımı.

İngilizce Leadman Türkçe anlamı, Leadman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leadman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foremen : Kolbaşı. Formen. Kalfa. Başkan. Usta. İşçibaşı. Jüri sözcüsü. Reis.

Gaffers : Dede. Saka. Müdür. Pinpon. Yaşlı adam. Patron. Moruk. Yaşlı insan. Şef.

Boss : İşveren. Gözetmen. İdare etmek. Kabartma yapmak. -e emirler yağdırmak. Kabartma. Patronluk etmek. Patronluk yapmak. Patron. Damlataşı.

 

Secular : Dünyevi. Kalıcı. Dinsel olmayan. Yüzyılda bir olan. Daim. Laik. Dünyasal. Sürekli. Eskiden kalma. Sekular.

Laity : Papaz dışındaki halk. Din adamı olmayan kimse. Kilise mensubu olmayanlar. Papazdan başka bütün halk. Meslekten olmayanlar. Rahip sınıfından olmayanlar. Belirli bir mesleki eğitimi almamış kişi.

Headmen : Köy muhtarı. Yönetici. Lider. Reis. Kumandan. Şef. Muhtar.

Lay reader : Şiir okuyucu.

Captain : Başkomiser. Kaptan. Maden başçavuşu. Önder. Yüzbaşı. Baş garson. Takımı temsil eden oyuncu. Yönetmek. Futbol, madencilik, voleybol alanlarında kullanılır.

Foreman : Formen. Kalfa. Başkan. Kolbaşı. Usta. Jüri sözcüsü. Reis. İşçibaşı.

Temporalty : Papaz dışındaki halk. Laikler. Dünyevi varlıklar. Rahip sınıfından olmayanlar. Kilisenin dünyevi mülkleri.

Leadman synonyms : common person, headsman, headman, head workman, headworker, common man, layperson, tempt, building manager, captains, bossed, headsmen, head foreman, commoner, entice, gaffer, lure, forman.

Leadman zıt anlamlı kelimeler, Leadman kelime anlamı

Clergyman : Vaiz. Rahip. Papaz.

Clergy : Ruhban sınıfı. Rahipler. Rahipler sınıfı. Ruhban. Papazlar. Rahip. Rahip sınıfı.

Light : Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Işık saçmak. Işık. İnmek. Aydınlık. Işıldamak. Yanmak. Işık tutmak. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Yakmak.

Leadman ingilizce tanımı, definition of Leadman

Leadman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who leads a dance.