Leakage türkçesi Leakage nedir

  • Sızıntı.
  • Sızıntı (su gaz vb).
  • Sızıntı miktarı.
  • Süzülmeden doğan eksilme, akma.
  • Akışlanların bir yarık, delik vb. dizgenin içine ya da dışına doğru istenmedik yönde gitmesi, kaçması.
  • Akıntı.
  • Akma.
  • Kaçak.
  • Kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Fire.
  • Sızma.

Leakage ingilizcede ne demek, Leakage nerede nasıl kullanılır?

Leakage current : Kaçak akım. Sızıntı akımı. Kaçak akımı.

Leakage flux : Kaçak akı.

Leakage indicator : Kaçak göstergesi.

Leakage of information : Gizli bilgileri ortaya çıkarma. Bilgi sızıntısı.

Leakage path : Kaçak yolu. Sızıntı yolu.

Leakages : Kaçak. Sızıntı. Sızıntı (su gaz vb). Akma. Fire. Sızıntılar. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler. Akıntı. Sızma.

Air leakage : Hava kaybı. Hava kaçağı. Bir konteynırın içinden havanın kaçması.

Earth leakage indicator : Toprak kaçağı göstergesi.

Magnetic leakage factor : Manyetik kaçak faktörü.

Surface leakage : Yüzey kaçağı. Yüzey sızıntısı.

İngilizce Leakage Türkçe anlamı, Leakage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leakage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bootlegs : Korsan satış yapmak. Soket. Yasadışı içki yapmak. Teksas eyaletinde şehir. İçki kaçakçılığı yapmak. Kaçak içki. Kaçakçılık yapmak. Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı.

Effusion : Lav taşması. Taşkınlık. Sızım. Taşma. Magmanın yanardağdan ya da yarıklardan dışarı akması. Dökme. Basınç altındaki uçunların küçük gözeneklerden geçişi; özdeş koşullarda değişik ucunların bağıl sızım hızları değişiktir. Bir dokuya veya vücut boşluğuna eksudat veya transudat niteliğinde sıvı sızması. eksudat veya transudat. Dışarı akma.

Efflux : Atık su. Dışarı sızma. Dışarı akma. Akış. Dışarı akış.

Absconders : Firari. Adaletin pençesinden saklanmış kimse.

Emanations : Ortaya çıkma. Derin mineral yataklarını kapsayabilen ve magma sıvılarının saçtığı gaz ürünleri. Çıkan şey. Gaz yayılması. Fışkırma. Radyoaktif gaz.

Turnover : Bir ortaklığın bir yıl boyunca alış ve satış tutarlarının genel toplamı. İş hacmi. Devir hızı (para vb.). Eksilme. Devir hızı. Meyveli turta. Sermaye devri. Yapılan iş. Devir sürati. Devir.

Escape : Kaçmak. Paçayı sıyırmak. Gözünden kaçmak. Kaçıp kurtulmak. Aklından çıkmak. Firar etmek. Sızıntı yapmak. Kurtulmak. Paçayı sıyırmak (argo terim).

Creepages : Kayma. Kaçak yolu. Akış. Dağılma. Yayılma.

Drifty : Sürüklenmeye özgü. Akış. Sürüklenmeyle ilgili. Sürüklenmeyle oluşmuş.

Currents : Eğilim. Cereyan. Akım.

Leakage synonyms : emanation, run, ooze, shrinkages, flux, circulations, contraband, trets, outflow, deserter, current, oozing, exudations, banned, scalage, oozes, absconder, shrinkage, fugitive, leak, effluxes, escapee, exuding, effluent, creepage, infiltrations, defluxion, exudation, chute, leakages, loss in weight, outflowing, bootleg.

 

Leakage ingilizce tanımı, definition of Leakage

Leakage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A leaking. Also. A leak. Also, the quantity that enters or issues by leaking. The quantity of electricity thus wasted.