Lecturers türkçesi Lecturers nedir
Lecturers ingilizcede ne demek, Lecturers nerede nasıl kullanılır?
Senior lecturer : En yüksek akademik derecedeki konuşmacı. Kıdemli okutman. Kıdemli konuşmacı. Kıdemli eğitmen.
Lecturer : Doçent. Lektör. Okutman. Konuşmacı. Konferans veren kimse. Üniversitelerde dil dersi öğretimi ya da eski dillerde yazılmış metinlerin çözümlenmesi gibi bir işle görevli kimse. Konferansçı. Öğretim üyesi. Ders veren. Eğitim görevlisi.
Lecture hall : Amfi. Amfiteatr. Derslerin yapıldığı büyük oditoryum (genellikle yüksekokulda veya üniversitede).
Lecture method : Anlatma yöntemi. Sınıf içi çalışmalarda öğretmenin daha çok etkin olmasını gerektiren, öğretim programında yer alan konuların anlatılıp açıklanmasını öğretmenden bekleyen ve yine öğretmenin uyandıracağı ilgi ile öğrencilerin duygu, düşünce ve görüşlerinde istenilen gelişmelerin sağlanmasını öngören geleneksel bir öğretim yöntemi.
Lecture notes : Konuşma notları. Ders notları.
Slide lecture : Dia gösterili konferans.
Lecture theatre : Amfi. Amfiteatr.
Lantern slide lecture : Slayt gösterisi. Slaytlı konferans.
Lecture room : Okuma odası. Konferans salonu.
Curtain lecture : Kadının yalnızken kocasını azarlaması. Kadının kocasına uyumadan önce yaptığı dırdır. Karının kocasını paylaması.
İngilizce Lecturers Türkçe anlamı, Lecturers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lecturers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Orator : Dilekçe sahibi. Şikayetçi. Başvuru sahibi. Davacı. Nutuk çeken kimse. Dilekçi. Güzel konuşan kimse. Hatip.
Conversationalist : Hoşsohbet kimse. Hoşsohbet biri. İyi konuşan kimse. Güzel konuşan kimse.
Conversationalists : Hoşsohbet biri. Hoşsohbet kimse. Güzel konuşan kimse.
Instructors : Eğitmen. Eğitmenler. Öğretmenler. Öğretmen. Doçent (amerikan ingilizcesi). Öğretim üyesi.
Lecturer : Üniversitelerde dil dersi öğretimi ya da eski dillerde yazılmış metinlerin çözümlenmesi gibi bir işle görevli kimse. Lektör. Konferans veren kimse. Doçent. Eğitmen. Ders veren. Konferansçı.
Utterer : Piyasaya süren kimse (sahte şey). Kalpazan. Konuşan kimse.
Prelector : Konferansçı. Hoca. Öğretim görevlisi. Hoca (üniv.).
Instructor : Öğretim üyesi. Öğretim görevlisi. Eğitmen. Öğretim elemanı. Asistan. Öğretmen. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Doçent (amerikan ingilizcesi).
Speaker : Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Meclis başkanı. Hoparlör. Parlamento başkanı. Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Hatip. Sözcü. Spiker (radyo veya tv). Kolon.
Talker : Konuşan. Konuşkan kimse.
Lecturers synonyms : public lecture, verbaliser, verbalizer, orators, reader, instructress, debaters, discussants, deipnosophist, discourser, debater, discussant, docent, address, teachtext, dialogist, speech, docents, talk, collocutor, discoursers, readers.
Lecturers zıt anlamlı kelimeler, Lecturers kelime anlamı
Praise : Övmek. Şükretmek. Methiye. Tesenna. Gururunu okşamak. Övme. Methetmek. (allah'a) hamdetmek. Hamdetmek. Övgüyle söz etmek.

Bu kısımda Lecturers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lecturers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lecturers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lecturers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.