Lense türkçesi Lense nedir
Lense ile ilgili cümleler
English: Sally lost the contact lenses she had bought the day before.
Turkish: Sally bir gün önce aldığı kontak lensleri kaybetti.
English: Have you found your contact lenses?
Turkish: Kontak lenslerini buldun mu?
English: Can I buy only the lenses?
Turkish: Ben sadece lensleri satın alabilir miyim?
English: I wear contact lenses.
Turkish: Kontakt lens kullanıyorum.
English: How about wearing contact lenses?
Turkish: Kontakt lens takmaya ne dersin?
Lense ingilizcede ne demek, Lense nerede nasıl kullanılır?
Contact lense : Kontakt lens.
Eye lense : Mercek (mikroskop).
Lenser : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının devindirilmesi sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı. Odaklayıcı.
Lenses : Gözlük camı. Lens. Adese. Objektif. Mercek. Göz merceği.
Contact lenses : Lensler. Kontakt lensler. Göz'e tutturulan mercekler. Tutturma mercekler. Kontak mercekleri.
Hard contact lenses : Görmeyi düzeltmek için göze takılan küçük geçirgen olmayan plastik lensler. Sert kontakt lensler.
Telensepine : Telenzepin. Muskarin almaçlarından m1 almaçlarını baskılayarak uyarı geçişini engelleyen bir ilaç.
I lost my contact lenses : Kontak lenslerimi kaybettim.
Flensed : (balinanın) yağını boşaltmak. Yağını çıkarmak (balina). Ayıbalığını yüzmek. Balinayı yüzmek.
Flenses : (balinanın) yağını boşaltmak. Ayıbalığını yüzmek. Yağını çıkarmak (balina). Balinayı yüzmek.
İngilizce Lense Türkçe anlamı, Lense eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compound lens : Bileşik objektif. Bileşik mercek.
Converging lens : Yakınsak mercek. Gelen koşut ışınları eksene doğru kırarak birbirine yaklaştıran, kenarları ortasından daha ince olan mercek çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Anastigmat : Astigmatizm olmayan lensler.
Condensing lens : Aydınlatma merceği. Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Toplayıcı mercek.
Meniscus : İçbükey biçim. Üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu. Bir tarafı içbükey diğeri dışbükey mercek. Eklem menisküsü. Menisküs üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu. Meniskus. Sıvı yüzey eğriliği. Ayça. Menisküs. Yarımay şeklinde mercek.
Objective : Amaç. Nesne merceği. Maksat. Objektif. Yansız. Minigözler, uzgözler gibi ışıksal aygıtların nesneden yana olan mercekleri. Tarafsız. Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası. Eğitim, fizik, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Ocular : Oküler. Gözle görebilme. ışık mikroskoplarında gözle bakılan mercek. Kesin. Gözle ilgili. Göz. Göz merceği. Ayni. Bir gözleme aygıtının, kullananın gözüne yakın merceği. Göze ait. Göz (ile ilgili).
Optical condenser : Aydınlatma merceği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek.
Diverging lens : Iraksak mercek. Saptırıcı mercek. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntüyü uzaklaştıran mercek. Koşut ışık demetini yanlara doğru kırarak birbirinden uzaklaştıran, kenarları ortalarından daha kalın mercek çeşidi.
Objective lens : En az iki mercekten oluşan dizge. fotoğraf makinelerinde, film gösteri makinelerinde ve benzeri aygıtlarda bulunur. Görüntü merceği. Objektif mercek. Mercek dizgesi.
Lense synonyms : crown lens, intraocular lens, field lens, optical lens, lens system, eyeglass, object glass, eyepieces, lens, bulls eye, object lens, convex lens, crystalline lens, monocle, condenser, electronic lens, lens objective, optical instrument, camera lens, contact lens, glass, contact, fresnel lens, anastigmatic lens, lenses, eyepiece, condensers, concave lens, electron lens, lensing, optical device.

Bu kısımda Lense kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lense ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lense anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lense ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.