Aydınlatma merceği nedir, Aydınlatma merceği ne demek

Aydınlatma merceği; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek.

Aydınlatma merceği kısaca anlamı, tanımı

Aydınla : Aydınlık

Merc : Bahis.

Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Aydınlatma : Aydınlatmak işi, ışıklandırma. Sahnelerin ışıklandırılması işi.

Gösterici ışıtacı : Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı.

Işık kaynağı : Işık salan cisim ya da yer (Güneş, yıldızlar, bulutsular vb.). Işık salan cisim. Aydınlatmada kullanılan araç, aydınlatma aracı.

Gösterici : Gösteri yapan kimse, gösteri adamı, nümayişçi. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

 

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Olanca : Bütün, elde bulunanın hepsi.

Mercek : İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Yeğin : Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün, iyi.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Diğer dillerde Aydınlatma merceği anlamı nedir?

İngilizce'de Aydınlatma merceği ne demek ? : condenser, condensing lens, optical condenser