Meniscus türkçesi Meniscus nedir

  • Yarımay şeklinde mercek.
  • Bir ince boru içindeki sıvı yüzeyinin kılcallık etkisi yüzünden çukurlaşması ya da tümsekleşmesi.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir tarafı içbükey diğeri dışbükey mercek.
  • Üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu.
  • Menisküs üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu.
  • Sıvı yüzey eğriliği.
  • Menisk.
  • Menüsküs.
  • Eklem menisküsü.
  • İçbükey biçim.
  • Menisküs.
  • Ayça.
  • Meniskus.

Meniscus ingilizcede ne demek, Meniscus nerede nasıl kullanılır?

Meniscus calcification : Diz ekleminde, iç menüsküsün ön kısmında, muhtemelen travmatik sebeplerle kireç tuzlarının birikimi. kedilerde görülür. Eklem ayçası kireçlenmesi.

Meniscus lateralis : Menüsküs lateralis ve mediyalis. Condylus lateralis femoris'in altında bulunan eklem kıkırdakları.

Meniscus lens : Ayça mercek. Aymercek. Menisk. Bir yüzü çukur, öteki tümsek olan yakınsak mercek. Menisküs biçimli mercek. Her iki yüzeyi eşit şekilde içbükey veya dışbükey olan bir mercek.

Meniscus tear : Köpeklerde ve aşım yapan boğalarda, femorotibiyal eklemde ön çapraz bağın yırtılması ve eklemin sabitliğinin kaybolmasından kaynaklana eklem ayçasının arka boynuzunda oluşan yırtık, menüsküs yırtığı. Menüsküs yırtığı. Eklem ayçası yırtığı.

Meniscuses : Meniskus. Ayça. Menisk. Menüsküs. Bir tarafı içbükey diğeri dışbükey mercek. Eklem menisküsü. Yarımay şeklinde mercek. Üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu. Menisküs üst yüzeyi hilalsi sıvı sütunu. Sıvı yüzey eğriliği.

 

Meniscectomie : Menüsküsün ameliyatla çıkarılması. Menüskektomi.

Meniscitis : Meniskit. Menisit. Menüskitis. Eklem ayçasının yangısı.

Ecumenism : Hıristiyanlık tarikatlarının birleşmesini isteme (protestan bir akım). Ekümenlik. Ekümenizm.

Meniscal : Meniskal.

Menisci : Menisküs. Bir tarafı içbükey diğeri dışbükey mercek. Menisk.

İngilizce Meniscus Türkçe anlamı, Meniscus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meniscus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abampere : Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. Saltık ampere. 10 amper birim. 10 ampere eşit akım birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi. On amper.

Lens : Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek. Cam. İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Gözlük camı. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Büyüteç. İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge. Önışıtacın ön yüzeyini örten, kabartma biçimli cam. Önışıtaç camı.

 

New moon : Hilal. Yeniay. Ay tekerinin tüm karanlık olduğu evre. bu evreden bir gün sonra ay ince bir ayça biçiminde görülür. Yeni ay.

Absorption loss : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Absorpsiyon kaybı. Emme yitiği. Emme kaybı. Emme yitmesi. Soğurma kaybı. Soğurum yitimi.

Absolute units : Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Saltık birimler.

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği.

Absorptivity : Soğurganlık. Emme kapasitesi. Soğurma katsayısı. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme yetkesi. Yutma katsayısı. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emebilirlik.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Lense : Mercek.

Meniscus synonyms : lens system, absolute magnitude, surface, absolute zero, crescent of moon, abcoulomb, absorption band, absolute concentration, absorption edge, crescent, meniscus lens, menisci, meniscuses, absorptiometer, crescents, accelerometer, acoustic feedback.

Meniscus ingilizce tanımı, definition of Meniscus

Meniscus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A crescent.