Lettings türkçesi Lettings nedir

Lettings ingilizcede ne demek, Lettings nerede nasıl kullanılır?

Bloodlettings : Damardan kan alma. Personel sayısını düşürme. Kan çıkarma. Kan dökme. Kan alma (hastadan). Katliam. Personel azaltımı. Şiddetli tartışma. Kan çekme. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme.

Letting escape : Kaçırma.

Letting free : Salıverme.

Letting go : Salıverme. Funda etme.

Letting out : Salıvermek. Kaçmasına izin vermek. Vermek. Genişletmek. Gevşetmek (ip veya kablo). Çıkmasına izin vermek. Ses çıkarmak. Kiraya vermek. Gevşetmek (ip veya kablo veya vb'ni). Azad etmek.

House letting lease : Tutmanlık sözleşmesi. Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt.

Blood letting : Damardan kan alma. Öldürme. Katletme. Kan alma. Tıbbi amaçlarla kan boşaltılması. Kan dökme. Hacamat.

Bloodletting : Şiddetli tartışma. Personel azaltımı. Katliam. Kan çekme. Kan alma (hastadan). (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme. Kan çıkarma. Kan dökme. Personel sayısını düşürme. Damardan kan alma.

 

Sub letting : İkinci elden tutmanlık. Bir taşınmazı genellikle bir konutu, bir tutmanlık sözleşmesi uyarınca iyesinden almış bulunan bir tutmanın, bu taşınmazı, sözleşmeden aldığı yetkiye dayanarak bir başka tutmana verebilmesi. bk. alttutmanlık.

Inletting : Giriş ağzı. Körfez. Körfezcik. Haliç. Küçük körfez. Koymak. Ağız. Methal. Giriş yeri. Giriş noktası.

İngilizce Lettings Türkçe anlamı, Lettings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lettings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cancelation : Çizme. İptal damgası. Damga. Fesh etmek. Geçersiz kılma. İptal olunan şey. Lağıv. Feshetme. Çıkarma.

Abandonment : Gemiyi terketmek, beraberce donatılan tamir ve navlun sorumluluğundan kurtulmak amacıyla paylarından vazgeçerek birleşimden ayrılma. durağan kuruluş ve değerlerin hizmetten çıkarılması. Terketme. Metrukiyet. Tamamen çalışamaz duruma gelmiş, yapılan yıllık aşınma paylarıyla değerleri yitirilmiş ya da modası geçmiş durağan bir değerin hizmetten çıkarılması. Bırakılma. Terk. Durağan değerlerin hizmetten çıkarılması. Borsa işlemlerinde alıcının satıcı ile anlaşarak ve belirli bir para ödeyerek bir işten vazgeçmesi. borcunu ödemeyenin malları üzerindeki haklarını alacaklısına bırakması. görevden çıkarma, boşaltma (gemi); yitirce değerini eksiksiz alabilmek için, o mal üzerindeki hakları güvence kurumuna bırakma. Tam feragat ile kendini teslim etme. Vazgeçme.

Corrupting : Ayartıcı.

Disengagement : Bağlantı kesilmesi. Savaşa son vermek. İlgiyi kesme. Sıyırma. İlişkinin kesilmesi. Çözülme. Bağlarını koparma. Geri çekilme (askeri terim). Geri çekilme.

 

Environment : Muhit. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Ayırıcı toplumsal özellikleri bulunan ve bireyleri kuşatarak biçimlenmelerinde köklü bir üstlencesi bulunan ekinsel ya da yersel alan. Vasat. Ortam. Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Çevre.

Dismissals : Aklından çıkarma. Azat. Açığa çıkarmak. Görevden alma. Kovma. Gönderme. Af. İşten çıkarılma. Çıkarma.

Scenario : Doğaçlamaya dayanan italyan halk tiyatrosu, commedia dell'arte türünün sahnedeki oyun için gerektirdiği özet taslak. ortaoyunu da önceden hazırlanmış bir taslak doğrultusunda oynanırdı. Plan. Senaryo. Durum. Eylemli gözlem koşulları yaratmak üzere bireylere çeşitli üstlenceler yükleyerek bir toplumsal kesiti yansıtan oyun metni. Oynanca. Tasarı.

Bungle : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Beceriksizlik. Berbat etmek. Karışıklık. Becerememek. Bozmak. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Acemice iş yapmak. Acemice iş.

Bungles : Karışıklık. Becerememek. Bozmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Berbat etme. Büyük hata. Beceriksizlik. Berbat etmek.

Dedition : Feragat. Teslim etme. Teslim.

Lettings synonyms : snogging, abandoning, annulments, abolishment, hire out, caressing, hiring, cuddling, corruptions, charter, snuggling, foreplay, leasings, cessions, let out, dismissal, environs, arousal, rental, demising, annulment, surroundings, kissing, scene, abandon, changing, leasing, conversion, hirings, breakings, fondling, surround, cancellation.

Lettings zıt anlamlı kelimeler, Lettings kelime anlamı

Lettings antonyms : nonindulgent.