Leukotrienes türkçesi Leukotrienes nedir
- Mast hücrelerinde fosfolipaz enzimiyle, zardaki fosfolipitlerden meydana gelen ve damar duvarındaki kılcalların kasılmasını yavaşlatan, histaminin zıddı bir faaliyet göstererek alerjik reaksiyonlarda kan damarlarından bağ dokusuna hücre geçişini durduran aracı maddeler.
- Lökotrienler.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Leukotrienes ingilizcede ne demek, Leukotrienes nerede nasıl kullanılır?
Leukotriene : Lipoksijenaz yoluyla araşidonik asitten oluşan anafilaktik reaksiyonlarda belli düz kasların yavaş ve uzun süreli kasılmasını sağlayan, histaminden sonra etkisini gösteren ve astımın oluşumunda önemli rol oynayan kimyasal aracı. Lökotrien.
Leukotrichia : Lökotriki. Deri kıllarında pigmentleşmenin azalması, kıl beyazlığı veya beyazlaşması, poliozis. köpeklerde vogt-koyanagi-harada sendromunda, çin aslanı ırkı köpeklerde tirozinaz yetmezliğin bağlı olarak ve kalıtsal olarak görülür. Lökotrikiya.
Hyperesthetic leukotrichia : Tek veya çok sayıda ağrılı ve kabuklu değişimlerle birlikte, dorsal orta hatta ve birkaç hafta içerisinde beyaz kılların oluşumuyla belirgin, sadece kaliforniya atlarında görülen kıl ağarması. Hiperestetik lökotrikiya.
Periocular leukotrichia : Perioküler lökotrikiya. Göz çevresinde geçici pigmentasyon kaybı, güneş gözlüğü. siyam kedilerinde görülür ve stres, hastalık, kızgınlık ve gebelik gibi nedenlerden kaynaklanır.
İngilizce Leukotrienes Türkçe anlamı, Leukotrienes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leukotrienes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Leukotrienes synonyms : abramis zone, abductor muscle, a protein, aardvark, abambulacral area, abiotic environment.

Bu kısımda Leukotrienes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leukotrienes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leukotrienes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leukotrienes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.