Level limiter türkçesi Level limiter nedir

Level limiter ingilizcede ne demek, Level limiter nerede nasıl kullanılır?

Level : Yıkmak. Düzeç. Akılcı. Ufki bir yüzey sağlamak. Eşit düzeye getirmek. Seviyeli. Kademe. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Seviye. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri.

Limiter : Radyo alıcılarının frekans modülasyonlarında kullanılan bir tür elektron tüp. Sınırlayıcı kimse. Kısıtlayıcı. Sınır koyan kimse. Kısıtlayan kimse. Sınırlayıcı. Limitör. Sınırlama getiren kimse.

Level adjustment : Düzey ayarı.

Level at : -e yöneltmek. (silahı) -e doğrultmak. Yüklemek (suçu). Yöneltmek. Doğrultmak (silahı). (suçu) -e yüklemek. Doğrultmak. Hedef almak.

Level change : Lc. Düzey değişimi. Seviye değişimi.

Level crossing : Hemzemin geçit. Düz geçit. Karayoluyla demiryolunun ya da iki karayolunun aynı düzeyde kesiştikleri, elle ya da özdevimli bir biçimde açılıp kapatılabilen geçit bk. düzeydeş geçit. Demiryolu geçidi. Düzey ekseni kesme. Yer geçidi.

İngilizce Level limiter Türkçe anlamı, Level limiter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Level limiter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Delimiters : Limit veya sınırları belirleyen. Ayraçlar. Sınırlayan. Ayıran. Ayırıcılar.

Restraining : Yasaklayıcı. Tahdit edici. Dizginlemek. Tutmak. Engellemek. Hapsetmek. Bastırmak. Zapt. Frenlemek. Sınırlamak.

Limiting : Gelişmeyi engelleyici. Hapsedici. Kısıtlayıcı. Sınırlandırma. Ayırıcı. Kısıtlayan. Sınırlayan. Sınırlama. İndirgeyici.

Limiter : Sınırlama getiren kimse. Sınırlayıcı kimse. Limitör. Kısıtlayıcı. Radyo alıcılarının frekans modülasyonlarında kullanılan bir tür elektron tüp. Kısıtlayan kimse. Sınır koyan kimse.

Delimitative : Sınır koyan. Sınır koyucu. Kısıtlayıcı.

Delimiter : Ayırıcı sınırlayıcı. Ayırıcı. Sonlayıcı. Limit veya sınırları belirleyen. Ayıran. Sınır belirteci. Sınırlayan.

Separator : Ayırıcı plaka. Birbiriyle karışmayan evreleri ayırmaya yarayan gereç ya da aygıt. Kaymak ayırma aleti. Özellikle kimyasal çözümleme aygıtlarında, çeşitli özdekleri ayıran bölüm. Separatör. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Akımsaklarda artı, eksi yaprakları ayıran yalıtkan düzlem. Ayırıcı.

Limitative : Kısıtlayıcı. Sınırlı. İsimlere yönelme ekinden sonra gelerek mekanda ve zamanda sınırlama gösteren ek: + gaça <+ga + ça eki. eski ve orta türkçede nispeten canlıdır. türkiye dışı yazı dillerinde ve lehçelerde devam etmektedir. türkiye türkçesinde yerini +a kadar, +a dek edatlarına bırakmıştır. ancak, bazı anadolu ağızlarında yine de canlı bir kullanılışa sahiptir: et. bilge tonyukuk altun yışgaça «altun yışa kadar» keltimiz; oğuz kağan destanında: ta kün batusıgaça tegen erdi; oklarını kökkeçe atun; çağ, emdigeçe «şimdiye kadar»; eat. beş yılgaça «beş yıla kadar»; kaz. tüngeçe «geceye kadar», yazgaça «yaza kadar». bar. tara. tob. on yeşkeçe «on yaşına kadar»; anadolu ağızları şindiyece (siv., tok.), o zamanaca (kay.), bu vahtaca (kır.); ahşamaca (mal.); ãşamaca (yoz.); yassıyacav, şafağacav (mal.); gışacan (afyon, afyon ağzı); savavacan «sabaha kadar, kars» vb. Bağlayıcı. Sınırlama eki. Limite edilmiş.

 

Level limiter synonyms : delimeter, demarcative, bounding, edging, restrictive.