Liane türkçesi Liane nedir
- Tropik sarmaşık.
Liane ile ilgili cümleler
English: I told my wife: Liliane, pack up the bags, we're going back to Paris.
Turkish: Karıma söyledim: Liliane, çantaları topla, Paris'e geri gidiyoruz.
Liane ingilizcede ne demek, Liane nerede nasıl kullanılır?
Lianes : Tropik sarmaşık.
Liana : Sarmaşık. Tropik sarmaşık. Sarmaşan.
Lianas : Tropik sarmaşık. Sarmaşan.
Abelian : Abelyen.
Abelian group : Değişmeli grup. Abelyen grup.
Abelian integral : Abel integrali.
Aeolian soil : Rüzgar yığıntısı toprak. Aoliyen toprak. Rüzgar yığıntısı zemin.
Aeolian : Rüzgar nedeniyle oluşan. Rüzgarla oluşan. Rüzgara ilişkin. Rüzgar kökenli. Rüzgardan oluşan.
Aboriginal australian : Avustralya yerlisi.
Aeolian lyre : Rüzgarla çalınan lir.
İngilizce Liane Türkçe anlamı, Liane eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trap line : Trap hattı.
Diagonal : Verev. Çapraz. Köşeleme. Çapraz takviye. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Köşegenel. Bir çokgende ardışık olmayan iki köşeyi birleştiren çizgi. Köşegen, köşe birleştirici. Diyagonal. Yay esnemesi uzaması.
Liana : Sarmaşan. Sarmaşık.
Linemen : Yan hakemi. Hat bakımcısı. Hatçı. Yan hakem. Görevi demiryolu raylarını denetlemek olan işçi. Telefon ve elektrik taşıyan hatları döşemek ve onarmakla görevli kişi. Hat bekçisi. Çizgi hakemi. Hat işçisi. Hat teknisyeni.
Indian file : Tekli dizi. Tek sıra. Tek sıra yürüyüş.
Chorus : Gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Koro topluluğu. Toplu olarak melodili ya da ritimli sözleri söyleyen topluluk. yunancada önce dans edilen yere, sonra da şarkılı dansa ve bir de bunu yapanlara verilen ad. antik tragedyada birbirlerine benzeyen ezgilerde seslerini birbirine uyumlayan ve dramatik olayın kahramanı karşısında onu gözleyen, yorumlayan, değerlendiren, kimi kez de olaya karışan topluluk. koronun bölümleri: parodos (giriş ezgisi-kommos) (yakınma ezgisi-hareketlerle) stasiman (olanları saptama ezgisi) - exodas (çıkış çizgisi). ortaçağda dinsel yapıtlarda ayrı ayrı bölümler arasında anlatım (epik) biçimde korolar vardır. elizabeth tiyatrosunda ya da shakespeare'de koro adlı tek bir oyuncu, çok kez soytarı rolünde. klasik yapıtlarda koro, antik yapıtların etkisi altında yeniden kullanılmıştır. örnek: schiller: "braut von messina" (-messina'lı gelin). Koro. Koro ekibi. Oyundaki şarkıcı ve dans grubu. Oyundaki olayları arada açıklayan kişi. Ezgili ya da esgisiz ve tartımlı sözleri uyumlu bir biçimde birlikte söyleyen topluluk. antik yunan tiyatrosunda önce dans edilen yere sonra da ezgili dansa ve bir de bunu yapanlara verilen ad. Topluca söylemek. Şarkının koro bölümü.
File : Törpü. Birbirleriyle ilişkili, düzenlenmiş bir tutanaklar topluluğu. Eğe vurmak. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Dosya. Tek sıra halinde yürümek. Törpülemek. Dosyaya koymak. Dosyalama yapmak. Bir konu hakkında toplanan belgeler.
Single file : Dosyaları sıralamak. Tek tek sıralamak. Tek sıra halinde.
Row : Sandal gezisi. Ağız kavgası. Kürek çekme. Dizi. Kapışma. Kürek çekmek. Sıra. Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi. Sandalla gezdirmek. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Lineup : Program. Saf. Belirli bir amaç için bir araya gelmiş olan insanlar veya gruplar sayısı. Gerçek suçluyu teşhis etmek icin (karakolda polis tarafindan) şüphelilerin sıraya dizilmesi. Zanlı teşhis odası. Dizi. Teşhis maksadıyla zanlıları veya şüpheli şahısları sıraya dizme. Konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası. Teşhis amacıyla yüzleştirme veya muvacehe. Bir sıraya dizilmiş insanlar grubu (örn.: kontrol etmek veya kimliği saptamak için).
Liane synonyms : rivet line, waiting line, line of march, line of succession, conga line, picket line, lianes, queue, chorus line, formation, lianas, rank.
Liane zıt anlamlı kelimeler, Liane kelime anlamı
Curve : Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğmek. Eğri. Kıvırmak. Kavisleştirmek. Eğilmek. Kıvrılmak. Bükmek. Bükülmek. Kavis çizmek.
Straight line : Düz doğru. Düz çizgili. Düz çizgi. Doğru. Doğru hat.
Liane ingilizce tanımı, definition of Liane
Liane kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A luxuriant woody plant, climbing high trees and having ropelike stems. The grapevine often has the habit of a liane. Lianes are abundant in the forests of the Amazon region.

Bu kısımda Liane kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liane ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liane anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liane ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.