Licit türkçesi Licit nedir

Licit ile ilgili cümleler

English: Ali tried to elicit a response from Mary.
Turkish: Ali Mary'den bir yanıt almaya çalıştı.

English: Ali did it as a publicity stunt.
Turkish: Ali bir tanıtım dublörü olarak onu yaptı.

English: "Why did the chicken cross the road?" is a very well-known English riddle, to which there are a multiplicity of answers.
Turkish: "Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.

English: Ali doesn't like unsolicited advice.
Turkish: Ali istenmemiş tavsiyeden hoşlanmaz.

English: Can you be more explicit?
Turkish: Biraz daha açık olabilir misin?

Licit ingilizcede ne demek, Licit nerede nasıl kullanılır?

Licitation : Açık artırmaya çıkarma.

Licitly : Yasal bir şekilde. Yasalara uygun şekilde. Meşru bir şekilde. Yasalara uygun bir şekilde. Kanunen. Yasal olarak. Kanunlara uygun şekilde.

Licitness : Yasallık.

Bad publicity : Saygınlığa zarar veren tanıtım. Zararlı olan tanıtım. Kötü propaganda. Kötü tanıtım.

Be implicit in : -de saklı olmak. İçinde olmak.

Complicities : Yardakçılık. Karmaşa. Suçortaklığı. Suç ortaklığı. Suça iştirak. Şeriklik. Yardım ve yataklık.

Duplicities : İki yüzlülük. İkiyüzlülük. İkili olma. Düzenbazlık. Hilecilik. Hile. Aldatma.

 

Complicity : Yardım ve yataklık. Suça iştirak. Karmaşa. Suç ortaklığı. Suçortaklığı. Şeriklik. Yardakçılık.

Catholicity : Evrensellik. Liberallik. Geniş fikirlilik. Katolik kilisesi. Düşünce özgürlüğü. Açık fikirlilik. Katoliklik.

Duplicitas inequales : İkizlerden biri normal gelişme göstermiş olmasına karşın, diğerinin eksik gelişme gösterdiği yapılış bozukluğu. Eşit olmayan ikizler.

İngilizce Licit Türkçe anlamı, Licit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Licit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legal : Yasaya uygun. Tüzel. Hukuksal. Kanuna uygun. Hukuki. Nizamlı. Legal (kağıt boyutu için).

Administrative districts : İdari bölüm. Kaza. İdari bölge. İlçe.

Juridical : Yasabilimsel. Adli. Tüzel. Yargı. Hukuksal. Hukuki.

Accused : Zanlı. Müttehem. Suçlanan. Sanık. Maznun. İtham edilen. Suçlu.

Allegation : İleri sürme. İtham. Mazeret. İthamname. Suçlama. Özür. İddia. Sav. Bahane.

Congeable : Kanuni caiz. Kanunen izin verilmiş olan.

Juristical : Hukuk. Hukuki.

Trueing : İçten. Hakiki. Düzeltmek. Som. Gerçek. Geçerli. Doğrultmak. Doğru. Safi.

Aboveboard : Çıplak. Apaçık. Adil. Doğru. Dürüst bir şekilde. Vicdanla. Hilesiz. Açık. Kanuna aykırı olmayan.

Statutory : Nizami. Kurallarla belirlenmiş. Yasa ile konan. Yasalarla saptanmış. Resmi. Yasaya uygun. Yasaya dayanan.

Licit synonyms : de jure, lawgivers, annulment, clean, true, constitutionals, lawgiver, juridic, abstention, permissible, competent, legals, jural, allowability, administer an oath, legits, legit, a wide saloon, american law of corporation, above board, aggravating circumstances, canonic, juristic, act of witness, trued, lawful, cleanest, dejure, legitimate, rightful, abetment, administration of justice, warrantable.

 

Licit zıt anlamlı kelimeler, Licit kelime anlamı

Illegal : Yasa dışı. Kanunen yasak. Kaçak. Kanunsuz. Yolsuz. Legal olmayan. Geçersiz. Yasadışı. Gayri meşru. Usulsüz.

Illicit : Kanunsuz. Caiz olmayan. Memnu. Yasaya aykırı. İllegal. Yasadışı. Gayri meşru. Haram. Yasak.

Licit ingilizce tanımı, definition of Licit

Licit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lawful.