Licitation türkçesi Licitation nedir

  • Açık artırmaya çıkarma.

Licitation ingilizcede ne demek, Licitation nerede nasıl kullanılır?

Elicitation : Sonuç çıkarma. Söyletim. Çıkartım. Meydana çıkarma.

Felicitation : Kutlama. Tebrik.

Felicitations : Kutlama. Tebrik.

Prior elicitation : Önsel beklenti çıkartımı.

Solicitation : Suça teşvik. İstem. Israrla isteme. Davetkar konuşma. Fuhuşa teşvik. İsteme. Rica. Kışkırtma. Talep. Suç işlemeye teşvik.

Felicitated : Tebrik etmek. Kutlamak.

Felicitates : Kutlamak. Tebrik etmek.

Felicitating : Tebrik etmek. Kutlamak.

Solicitations : Israrla isteme. Kışkırtma. Talep. İstem. Taciz etme. Ricalar. Rica. Davetkar konuşma.

Solicitant : İsteyen kimse. Ciddiyetle talep eden kimse. Dileyen kimse.

İngilizce Licitation Türkçe anlamı, Licitation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Licitation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Restraint : Baskı. Tutma. Dizginleme. Kendine hakim olma. Zapt. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). Engel. Çekinme. Kısıtlama. Kendini tutma.

Regulation : Düzen. Düzene sokma. Tüzük. Kurallama. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayarlama. Yönetmelik. Tanzim. Ç.yönetmelik. Kural.

Ism : -cilik. -izm. Meslek. İzm. Öğreti. Doktrin.

Quantification : Niceliksel. Rakama dökülme. Miktar belirleme. Miktar ölçümü. Nicelleştirme. Sayısallaştırma. Miktar belirtme. Miktar belirtmesi. Ölçme.

 

Narrowness : Sınırlama. Darlık. Kısıtlılık. Kısıntı.

Restriction : Daraltma. Daralma. Yasak. Şart. Kısıtlama. Sınırlama. Bir deneylemede, denekleri deneyin gidişini etkileyebilecek davranışlardan alıkoyma ya da deneysel amaçlarla engelleyici koşullar oluşturma. Tahdit. Türlü nedenlerle, mal giriş çıkış bağışıklığına konan sınır. a. bk. giriş kısıntısı, çıkış kısıntısı, nicelik kısıntısı.

Philosophy : Soyut düşünüş. Sakinlik. Dünya görüşü. Felsefe. Hikmet. Filozofi. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Kendi halindelik. Yaşam felsefesi.

Doctrine : Doktrin. Düstur. Öğreti. Prensip. Nazariyat. Mezhep. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. İlke.

School of thought : Düşünce ekolü. Düşünce tarzı. Düşünce okulu.

Mimesis : Benzetme. Taklit. Benzeme. Mimez.

Licitation synonyms : philosophical system, rule.

Licitation zıt anlamlı kelimeler, Licitation kelime anlamı

Formalism : Biçimselcilik. Toplumsal olguların anlamlarına bakmadan, yalnız biçimlerine, yapılarına, kurallarına ya da ilişkilerine önem veren öğreti ve uygulama. başlangıçta kendilerine verilen anlamı artık taşımayan kurallara uymayı sürdürme tutumu. Biçimlerin estetik ve artistik yönden ön düzeye alındığı anlayış. Biçimlerin güzelduyusal ve sanatsal yönden ön plana alındığı anlayış. 1915-1930 yılları arasında rusya'da ortaya çıkan, yapıtları kendi başına bir dizge kabul ederek öğeleri, aralarındaki başlantılara göre irdeleyen, bugünkü yapısalcılık akımının gelişmesine katkıda bulunmuş bir àkım. Biçimcilik. Şekilcilik. Bir iş ya da süreci, bir gidiş ya da uygulamayı düzenleyici biçimsel kurallara bağlama. Formalizm. Eğitim, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilginin özü ve içeriği yerine biçimine önem veren, bilimlerde, özellikle matematikte, doğruların saymaca ilişkiler üzerine kurulduğunu, birtakım simgelerin tanımlarına dayandığını ve bu doğruların bütünüyle biçimsel olduğunu ileri süren soyutlayıcı bir düşünce yolu.

 

Advantage : Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Çıkar. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Menfaat. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Yarar. İntifa. Üstünlük. Üstünlük sağlayan şey. Getiri.

Licitation ingilizce tanımı, definition of Licitation

Licitation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of offering for sale to the highest bidder.