Life insurance türkçesi Life insurance nedir
- Yaşam sigortası.
- İktisat alanında kullanılır.
- Sigortalının, yaşam boyu veya belirtilen süre boyunca ödediği prim karşılığında sürenin bitimi ya da ölüm durumunda poliçe gereği kendisinin, varislerinin ya da bir başkasının yararlandığı bir sigorta türü.
- Hayat sigortası.
Life insurance ile ilgili cümleler
English: Hasan had a life insurance policy.
Turkish: Hasan'ın hayat sigortası poliçesi vardı.
English: Tom had a life insurance policy.
Turkish: Tom'un hayat sigortası vardı.
English: Tom had a life insurance policy worth three hundred thousand dollars.
Turkish: Tom'un üç yüz bin dolar değerinde bir hayat sigortası vardı.
English: Hasan had a life insurance policy worth six hundred thousand dollars.
Turkish: Hasan'ın altı yüz bin dolar değerinde hayat sigortası poliçesi vardı.
English: The company provides health care and life insurance benefits for all of its employees.
Turkish: Şirket tüm çalışanları için sağlık bakımı ve hayat sigortası avantajları sağlar.
Life insurance ingilizcede ne demek, Life insurance nerede nasıl kullanılır?
Life : Canlı. Kişi. Durmuş. Ömür. Dirlik. Hayat süresi. Hareket. Hayat. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Dirilik.
Insurance : Sigorta taksiti. Sigortacılık. Her tür kaza, dokunca, kırılıp dökülme ve benzeri olaylarla ilgili kurum ya da kişinin kayıpları karşılanılmak üzere bunlara dokuncaları karşılığı yapılacak ödemeler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sigortalama. Sigorta primi. Doğal afet, kaza, yangın, hırsızlık, ölüm, kuraklık gibi riskler yüzünden gelecekte ortaya çıkabilecek kayıpları karşılamak amacıyla belli bir prim karşılığında satın alınan güvence. krş. yaşam sigortası, yaşlılık sigortası, işsizlik sigortası, deniz sigortası. Sağlık sigortası. Binden sigorta poliçesinin yerine geçen nota. Sigorta etme.
Life insurance policy : Hayat sigortası poliçesi. Yaşam güvencesi ödeği. Hayat sigorta poliçesi. Güvencecinin ödenecek ücret karşılığında güvenceliye ya da göstereceği kişiye ölümlerinde ya da belirli bir günlemden sonra bir para ödemeyi yüklendiği sözleşme.
Group life insurance : İşverenin işçileri işin yaptırıdğı toplu güvence. Grup hayat sigortası. Toplu güvence. Toplu sigorta. Grup sigortası.
Life activities : Hayati faaliyetler.
Life adjustment education : Öğretim programlarının gerçekçi, işe ve mesleğe dönük, toplumsal beceriler kazandırıcı nitelikte olmasına ağırlık veren eğitim. Yaşama uyarlayıcı eğitim.
İngilizce Life insurance Türkçe anlamı, Life insurance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Life insurance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Tontine : Birkaç kişinin bir araya gelerek bir anamal meydana getirmeleri ve söz konusu anamalın belirli bir günde yaşamakta olan ortaklara aktarımı sağlanılmak amacıyla yapılan sözleşme. Tontin. Anamal aktarma sözleşmesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Life insurance synonyms : a change in individual demand, a shift in demand, a shift in individual demand, a change in supply, life assurance, ability rent, a type mutual funds, abnormal budget.

Bu kısımda Life insurance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Life insurance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Life insurance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Life insurance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.