Lifeboat türkçesi Lifeboat nedir

Lifeboat ile ilgili cümleler

English: How many lifeboats are on this ship?
Turkish: Bu gemide kaç tane cankurtaran sandalı var.

English: Many people died because there weren't enough lifeboats on the ship.
Turkish: Yeterince can kurtaran sandalı olmadığı için birçok kişi öldü.

English: How many lifeboats are there?
Turkish: Kaç tane can kurtaran sandalı var?

English: There's only space for ten people in the lifeboat.
Turkish: Can kurtaran sandalında sadece on kişi için yer var.

Lifeboat ingilizcede ne demek, Lifeboat nerede nasıl kullanılır?

Lifeboatmen : Cankurtaran sandalından sorumlu olmak için gerekli niteliklere sahip olan denizci. Cankurtaran sorumlusu.

Lifeboats : Cankurtaran sandalı. Filika. Cankurtaran filikası. Tahlisiye sandalı. Cankurtaran botu.

Lifebelt : Cankurtaran simidi. Cankurtaran kemeri.

Lifeblood : Can. Hayat veren kan. Can damarı. Cansuyu. Hayat damarı. Yaşam kaynağı.

Lifebuoy : Can simidi. Cankurtaran simidi.

Life boat : Can filikası. Flika. Cankurtaran filikası. Acil durumlarda yolcuları kurtarmak için gemide bulunan ekstra tekneler. Cankurtaran sandalı. Cankurtaran teknesi. Cankurtaran. Can salı. Cankurtaran salı.

Life coverage : Hayat sigortası teminatı.

 

Life buoy : Tahlisiye simidi. Can simidi. Simit. Can yeleği. Cankurtaran simidi. Cankurtaran şamandırası. Cankurtaran simiti.

Life blood : Yaşamak için gerekli kan.

Life belt : Cankurtaran yeleği. Kemer şeklindeki cankurtaran kemeri. Cankurtaran kemeri. Güvenlik kemeri. Cankurtaran simidi. Can yeleği.

İngilizce Lifeboat Türkçe anlamı, Lifeboat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lifeboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dandies : En iyi nitelikte. Şık. Çıtkırıldım tip. Yetkin kimse. Telli bebek. Yole. Züppe. Gösteriş düşkünü. Kusursuz şey.

Pinnace : Sandal. Gemi filikası. Uskuna. Küçük yelkenli. İki direkli küçük yelkenli. Genellikle motorlu filikalara verilen isim.

Yawling : İki direkli yelkenli. Gemi filikası. Yole. Küçük filika.

Life raft : Cankurtaran salı.

Whaleboat : Kolay manevra yapabilecek şekilde tasarlanmış uzun ve dar bot (ilk başlarda balina avcılığında kullanılırdı, günümüzde ise kurtarma botu olarak kullanılıyor). Balina avlama teknesi.

Yawls : Gemi filikası. Yole. İki direkli yelkenli. Küçük filika.

Life boat : Cankurtaran teknesi. Acil durumlarda yolcuları kurtarmak için gemide bulunan ekstra tekneler. Can filikası. Flika. Cankurtaran. Can salı. Cankurtaran salı.

Cutters : Makasçı. Kesici. Montaj asistanı. Kesme makinesi. Kotra. Sahil koruma botu (amerikan ingilizcesi). Keski.

Boat deck : Filika güvertesi. Kontra güvertesi. Rüşvet güverte.

Jolly boat : Patalya. Küçük gemi filikası. Küçük filika.

Lifeboat synonyms : sea boat, lifeboats, pinnaces, dinghy, yawl, dinghies, whaleboats, cutter.

Lifeboat ingilizce tanımı, definition of Lifeboat

Lifeboat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A strong, buoyant boat especially designed for saving the lives of shipwrecked people.