Lifted türkçesi Lifted nedir

Lifted ile ilgili cümleler

English: Ali carefully lifted the box.
Turkish: Ali kutuyu dikkatle kaldırdı.

English: Ali lifted up a rock and looked under it.
Turkish: Ali bir kayayı kaldırdı ve altına baktı.

English: Ali knelt down and lifted up the floorboard.
Turkish: Ali diz çöktü ve döşeme tahtasını kaldırdı.

English: Ali felt himself being lifted up.
Turkish: Ali kaldırıldığını hissetti.

English: Ali lifted the box.
Turkish: Ali kutuyu kaldırdı.

Lifted ingilizcede ne demek, Lifted nerede nasıl kullanılır?

High lifted tail : Kuyruk tutma. Arap atının dörtnal koşarken kuyruğunun yukarı kalkarak havada s harfi şeklinde bir kıvrım yapması.

Airlifted : Uçakla taşınan. Uçakla taşımak. Uçakla taşınmış.

Clifted : Çatlak. Kırık.

Shoplifted : Dükkanlardan malzeme aşırmak. Mağaza soygunculuğu. Dükkan soymak. Mağaza soygunculuğu yapmak.

Uplifted : Yüceltmek. Yukarı kaldırmak. Yukarı dikmek (göz). Mutlu. Coşkun. Sevinçli. Yükseltmek. Kalkındırmak. Canlandırmak.

Shoplifter : Mağaza hırsızı. Hırsız. Dükkanlardan mal aşıran kimse. Dükkan hırsızı. Hırsız (dükkan). Arakçı.

Lifter : Hırsız. Sökme makinesi. Montşarj. Vinç. Yükseltici. Halterci. Kaldırıcı. Yankesici. Platin. Mutfak yemek asansörü.

 

Cattle lifter : Davar hırsızı. Sığır hırsızı.

Core lifter : Havuç koparıcı. Karot tutucu. Karot koparıcı.

Beet lifter : Pancar sökme makinesi.

İngilizce Lifted Türkçe anlamı, Lifted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lifted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uninstalled : Kaldırılırken. Silinmiş. (bir uygulamaya ilişkin) bir bilgisayar sisteminden kaldırılmış. Kaldırıldı. Çıkarılmış.

Removed : Uzaklaştırmak. Çıkarmak. Kaldırılan. Ortadan kaldırmak. Ayrı. Uzak. Gidermek. Elini çekmek. Kaldırmak.

Contented : Kanaatkar. Gönlü tok. Memnun kalan. Tokgözlü. Rahat. Razı. Memnun. Hoşnut. Doygun.

Annulled : Feshedilmiş. İptal edilmiş. Münfesih.

Risen : Yükseltmek. Havalanmak. Kabarmak. Ayağa kalkmak. Çıkmak. Şiddetlenmek. Terfi etmek. Yükselmek. Doğmak (güneş).

Blithesome : Kaygısız. Neşeli.

Heaved : Şişirmek. Kabarmak. Kusmak. Atmak. Kaldırmak. Öğürmek. Çekmek. İnip kalkmak.

Elevating : İhya etme. Moralini yükseltme. Yükseltme. İhya edilmiş. Terfi ettirme. Övülmüş. Yüceltilmiş. Kaldırma. Yükseğe çıkarılmış.

Exultant : Bayram eden. Sevinçten uçan. Kabına sığmayan. Coşkun. Çok sevinçli. Sevinçli.

Blissful : Çok mutlu. Neşe dolu. Keyifli.

Lifted synonyms : uprights, enhanced, delighted, escalated, ennobled, content, felicitous, blessed, standup, heightened, glad, upraised, gay, upright, upturned, blithest, erect, raised, enriched, beatifical, extincted, elated, brought forward, chirrupy, chuffed, mountant, blithe, tip tilted, increased.

Lifted zıt anlamlı kelimeler, Lifted kelime anlamı

Lowered : Küçük düşürmek. Düşürmek. Somurtmak. Küçültmek. Surat asmak. Alçaltmak. Alçaltılmış. İnik. Karartmak. İndirmek.