Lightbulb türkçesi Lightbulb nedir

Lightbulb ile ilgili cümleler

English: How many people does it take to change a lightbulb?
Turkish: Bir ampulü değiştirmek kaç kişi gerektirir?

English: Edison invented the lightbulb.
Turkish: Edison ampulü icat etti.

English: You don't know how to screw in a lightbulb?
Turkish: Sen, bir ampulu nasıl takacağını bilmiyorsun?

English: Thomas Edison invented the electric lightbulb.
Turkish: Thomas Edison, elektrik lambasını icat etti.

Lightbulb ingilizcede ne demek, Lightbulb nerede nasıl kullanılır?

Light a fire : Ateş yakmak.

Light absorber : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığı soğurma özelliği olan özdek. seselimi önlemek, sesdağılımını düzenlemek amacıyla işliklerde, sinema salonlarında kullanılan ses erkesi soğurur özdek. Işık soğurucu. Soğurucu.

Light absorbing : Işık soğurucu. Işık yutucu.

Light absorption : Soğurma. Işık soğurması. Işık soğurulması. Işığın bazı özdeklerden geçerken, ışığı oluşturan bazı renklerin bu özdekçe tutulması. ses dalgası bir yüzeye çarptığında, erkenin bir bölümünün bu yüzeyce tutulması. Bir özdeğin, ışığı alarak daha yüksek erke düzeylerine geçmesi. Işık absorpsiyonu. Işığı emme. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık soğurumu. Işığın soğrulması.

 

Light alloy : Hafif alaşım.

Light bracket : Seyir yerinin duvarlarında bulunan aydınlatma aracı. Duvar ışıtacı.

Light beam angle : Bir göstericiden gelen ışık demetinin görüntülüğe düşüş açısı. Işık açısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Light breeze : Hafif meltem. Hafif rüzgar.

Light alloy casting : Taşıtlarda ağırlığı azaltmak amacıyla alüminyum ve alaşımlarından yapılan döküm. Yeğni döküm.

Light anemia : Alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarında % 30’a kadar azalmanın olması. Hafif şiddette anemi.

İngilizce Lightbulb Türkçe anlamı, Lightbulb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lightbulb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electric light : Çıngı ışığı. Elektrik akımıyla verilen ışık. Elektrik ışığı.

Light bulb : Elektrik ampulü. Metal tabandan ve üst kısmı camdan oluşan obje (içinden elektrik akımı geçtiği zaman ışık üretir).

Ampule : İçerisinde steril ilaç bulunan, ince camdan yapılmış küçük muhafaza. Derialtı çözeltileri saklamak için kullanılan mühürlenmiş cam haznesi. Ufak ilaç şişesi. Ampül. Küçük cam şişe. Küçük ilaç şişesi.

 

Ampoule : Küçük ilaç şişesi. Ufak ilaç şişesi. Küçük kap (camdan yapılmış). Küçük tüp.

Ampulla : Hacı şişesi. Ampulla. Ampül biçimindeki şişkinlik, kabarcık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Damar. Kabarcık. Kutsal yağ şişesi. Zardan yapılmış herhangi bir kesecik. omurgalılarda kulağın yarım daire kanallarının uçlarındaki genişlemiş yapılar. 3.derisi dikenlilerde su kanal sistemine bağlı halka kanal üzerindeki küçük iç su depoları. 4.keski solungaçlılarda duygu kanallarının uçlarındaki kesecikler. 5.dişilerde fallop kanalının bir parçası. 6.erkeklerde vas deferensin bir kısmı. 7.böceklerde malpighi tüplerinin bağırsağa bağlandığı bölge. ampulla. Genişlemiş kısım.

Bulb : Elektrik ampulü. Lale soğanı. Işıtaç. Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır. Bulbus. Lamba. Çiçek soğanı.

Bulbs : Lamba. Çiçek soğanı. Soğan.

Incandescent lamp : Elektrik ampulü. Volfram filamentli lamba. Akkor elektrik lambası. Akkor lambası. Enkandesan lamba. Akkor lamba. Çıngı ampulü.

Lightbulb synonyms : glass bulb, ampoules, electric lamp, knocker, lamp, filament, boobs, lamps, ampules, electric light bulb.