Bulbs türkçesi Bulbs nedir

Bulbs ile ilgili cümleler

English: Three bulbs have burned out.
Turkish: Üç ampul patladı.

Bulbs ingilizcede ne demek, Bulbs nerede nasıl kullanılır?

Flashbulbs : Flaş lambası. Flaş ampulü.

I would like some flashbulbs : Flaş için ampul rica ediyorum.

Bulb barometer : Hazneli barometre.

Bulb holder : Işıtacı elektrik çevrimine bağlamaya ve tutmaya yarayan dişli ya da yarlklı yuvgu. Lamba duyu. Ampul duyu. Ampul soketi. Işıtaç tutacı.

Dry bulb thermometer : Kuru termometre. Kuru hazneli termometre.

Flash bulb : Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Çakar (ışıtaç). Flaş lambası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Flaş ampülü. Flaş ampulü. Çok kısa bir süre yanan ancak parlak bir ışık veren ampül (fotograf çekiminde kullanılan).

Wet bulb temparature : Yaş sıcaklık.

Enamelled bulb : Emay boyalı ampul. Emaylanmış ampul. Saydam ya da yayıcı bir emay (enamel) boyayla kaplı ampul.

Clear bulb : Saydam ampul. Renksiz saydam ışıtaç. Işığı ayırt edilecek derecede yaymayan ve renkli de olabilen saydam camdan yapılmış ampul. Renksiz saydam ampul. Görünür ışıklar için renksiz, saydam ışıtaç. Görünür ışınlar için saydam ve renksiz ampul.

 

Electric light bulb : Elektrik ampulü. Elektrikle ışık saçan ampul. Elektrik ışığı ampulü. Elektrik lambası.

İngilizce Bulbs Türkçe anlamı, Bulbs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stalk : Ağır adımlarla yürümek. Sezdirmeden yaklaşıp yakalamak. Sinsice izlemek. Uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek. Gizlice sokulmak. Sarmak (hayaletler vb.). Uzun adımlarla yürümek. Sap. Ava yaklaşır gibi yürümek. Yakalamak.

Glims : Işık kaynağı. Zayıf bir ışık vermek. Mum. Göz. Fener.

Mortises : Zıvana deliği. Zıvana açmak. Kiniş. Yuva. Zıvana. Delik. Zıvana dişi.

Knocker : Kapı kapı dolaşan satıcı. Uyarı çanı. Far. Kapı tokmağı. Eleştiren kimse. Tokmak. Çan. Çıngırak.

Illuminant : Aydınlatıcı. Işık. Işık veren. Aydınlatan şey. Işık verici. Işıklayıcı. Parlak.

Wick : İnce ince süzülmek veya akmak. Köy. Fitil. Kasaba. Kurutmak veya yok etmek (suyunu-sıvısını). Fitil (lamba). Fitil (lamba vs.). Fitil (mum veya kandil vb'nde).

Boobs : Memeler. Göğüsler.

Bunions : Yangılı ayak nasırı. Ayak parmağında oluşan şiş. Şişlik (ayak parmağında oluşan). İltihaplı ayak şişliği. Ayak parmağı şişi. Bünyon. Bunyon.

Onions : Kafa.

Bulbs synonyms : ampoules, electric light bulb, mortise, light bulb, bunion, luminaire, glass bulb, electric light, oblongata, electric lamp, lightbulb, squill, bulbil, glim, lamps, stem, onion, lamp, bulbus, ampule, ampoule, shallot, filament, mortised, incandescent lamp, radio tube, bulb, bulblet, mortices, mortice, ampules, ampulla, wicks.

 

Bulbs zıt anlamlı kelimeler, Bulbs kelime anlamı

Square : Karelemek. Ödemek. Karelere bölmek. Kare kare yapmak. Karesini almak. Kare yapmak. Uymak. Uydurmak. Düzeltmek. Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti.