Ligule türkçesi Ligule nedir

  • Ligula.
  • Dilcik, uzamış ve yassılaşmış bir yapı. özellikle tek çenekli bitkilerde yaprak kınının ucunda ve yaprak ayasının tabanında bulunan, bazen tüysü olabilen dilsi çıkıntı. beynin dördüncü ventrikulusunun dorsal duvarında bulunan beyaz sinir demetleri şeridi.
  • Şerit şeklinde olan taçyaprağı.
  • (botanik) ot yapraklarının çoğunda dipten büyüyen zarımsı çıkıntı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dilcik.

Ligule ingilizcede ne demek, Ligule nerede nasıl kullanılır?

Ligula : Dilcik (botanik terimi). Ligula. Dile benzer parça. Dilcik, uzamış ve yassılaşmış bir yapı. özellikle tek çenekli bitkilerde yaprak kınının ucunda ve yaprak ayasının tabanında bulunan, bazen tüysü olabilen dilsi çıkıntı. beynin dördüncü ventrikulusunun dorsal duvarında bulunan beyaz sinir demetleri şeridi. Şerit benzeri parça (botanik, zooloji).

Ligulate : Dilsi; papatyagiller (compositae) familyasındaki ışınsal çiçek yapısı. Ligulat.

Caligula : (ms 12-41, gaius caesar olarak doğdu) kendi korumalarından bir asker tarafından 41 yılında suikasta uğramış olan ms 37-41 yılları arasındaki roma imparatoru.

Ligustrum : Kurtboğan. Kurtbağrı.

Oliguresis : Oligüri. Oligürez.

Ligament : Bağdoku. Kemik bağ dokusu. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı. ligament. Köprü. Bağ doku. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Kiriş. Bağ. Ligament.

 

Ligamenta carpometacarpea palmaria : Ligamenta karpometakarpea palmaria. El bilek kemikleriyle el tarak kemikleri arasındaki palmar bağ.

Ligamentary : Bağsal. Bağ biçimli. Bağ oluşturan (anatomi terimi). Kirişe ait veya ilgili. Bağdokuya ait veya ilgili.

Ligamenta sesamoidea brevia : Susam kemikleriyle birinci parmak kemiği arasındaki bağlar. Ligamenta sesamoidea brevia.

Subliguinal administration : Dil altı. Sublingual.

İngilizce Ligule Türkçe anlamı, Ligule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ligule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uvula : Biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. Yumuşak damağın arka ucunu oluşturan ve boğaza doğru sarkan küçük organ. Küçükdil. Küçük dil. Yumuşak damağın gerisinde bulunan etli bir lop şeklinde aşağı doğru sarkan uzantı.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Glottis : Hançere. Ses telleri arası. Gırtlak dili. Glottis. Nefes borusunun ağzı. Glotis. Gırtlaksı. Gırtlak.

Languet : Dile benzeyen eklenti veya uzantı. Dil biçiminde olan şey. Dil şeklinde olan. Dil şeklinde olan herhangi bir şey. Dil şeklinde eki ya da uzantısı olan. Baca zarı. Dil biçimli.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Uvulas : Küçük dil. Küçükdil. Uvula.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Ligule synonyms : plant structure, plant part, a site, a protein, clitorises, abramis zone, glottises, abo blood groups system, ligula, acacia, clitoris, abacus bodies, aardvark, abiotic environment, abiotic factor, aardwolf.

Ligule ingilizce tanımı, definition of Ligule

Ligule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The thin and scarious projection from the upper end of the sheath of a leaf of grass.