Limier türkçesi Limier nedir

Limier ingilizcede ne demek, Limier nerede nasıl kullanılır?

Slimier : Daha çamurlu olan. Çamur gibi. Çamurlu. İki yüzlü. Balçıklı. Yaltakçı. İğrenç. Sümüksü. Pis. Sümüklü.

Limiest : Kireçli. Kalkerli. Kireçsi.

Slimiest : Balçıklı. Yaltakçı. En çamurlu olan. Sümüksü. Sümüklü. İğrenç. Çamur gibi. Çamurlu. Pis. İki yüzlü.

Probability limi : Plim.

Limicoles : Kuşlar (aves) sınıfının, yağmur kuşları (charadriiformes) takımından, kıyılarda yaşayan ve iyi koşan, bazıları kurak ve taşlık yerleri seven türleri olan bir alt takım. Çamur koşarları.

Limit depth : Limit derinlik. Sınır derinliği. Derinlik sınırı.

Liming tank : Kireçleme kazanı.

Limit cycle : Limit çevrimi.

Limit consecutive hyphens to : Ardarda gelen heceleri sınırla.

Liming : Kireç serpmek. Kıl dökme. Suyun asiditesini düşürmek için bir su kütlesine kalsiyum karbonat eklenmesi. Kireçleme. Ökse sürmek.

İngilizce Limier Türkçe anlamı, Limier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chalkiest : Tebeşirli. Tebeşirimsi. Tebeşirleşmiş.

Calcareously : Kalsiyumlu olarak. Kireçtaşı şeklinde. Kireçli olarak. Tebeşir gibi. Kalkerli biçimde. Kireçtaşı gibi.

 

Confine : Toplamak. Sınırlandırmak. Kapatmak. Kısıtlamak. Tahdit etmek. Hapsetmek. Loğusa olmak. Hasretmek. Sınırlamak. Kapamak.

Rule : İdare etmek. Düzeyinde olmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Usul. Egemen olmak. Hüküm sürmek. Çizmek. Buyurmak. İlke. Hüküm vermek.

Modest : Sade. Mütevazi. Makul. Alçakgönüllü. Mazlum. Yalın. Alçak gönüllü. Gösterişsiz. Ilımlı. Namuslu.

Small : Mütevazi. Sıradan. Küçük küçük. Basit. Arka. Küçücük. Ufak ufak. Fakir. Zayıf. Ufak.

Restrict : Sınırlamak. Sınırlandırmak. Bağlamak. Sınırlama getirmek. Kayıtlamak. Hasretmek. Daraltmak. Tahdit etmek. Sınırlandırmaya tabi tutmak.

Tighten : Daraltmak. Germek (adale veya ip vb). Kısmak. Sıkıştırmak. Tıkamak. Ciddileşmek. Sertleşmek. Sıkılaşmak. Daralmak. Kasılmak.

Mark off : Sınırla ayırmak. Akmak. Lekelemek. Sınırlarını çizmek. Bulaşmak.

Restrain : Alıkoymak. Zapt etmek. Dizginlemek. Ankre etmek. Kısıtlamak. -den önlemek. Frenlemek. Sınırlamak. Zaptetmek. Baskı altında tutmak.

Limier synonyms : pocket size, pocket sized, clamp down, hards, check, rein, harness, hold in, mark out, calciferous, constrain, tighten up, limy, bound, narrow, hard, minor, draw the line, strangle, stiffen, moderate, draw a line, gate, cumber, hold, calcareous, calcic, crack down, throttle, curb, tie, trammel, regulate.

Limier zıt anlamlı kelimeler, Limier kelime anlamı

Wide : Bol. Yaygın. Adamakıllı. Geniş bir alanı kaplayan. Engin. Uzak. Ferah. Geniş. Vasi. İyice.

Unlimited : Sınırlanmamış. Sonsuz. Hadsiz. Sayısız. Şartsız. Kısıtlamasız. Limitsiz. Kayıtsız. Sınırsız.

Increase : Artmak. Artışa geçmek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Eder artırımı. Üremek. Çoğaltmak. Arttırmak. Artma. Büyümek.