Listel türkçesi Listel nedir

  • (mimarlık) daha geniş yüzeyler arasına yerleştirilen yükseltilmiş düz dar pervaz veya kenar.
  • İnce pervaz.
  • Tiriz.

Listel ingilizcede ne demek, Listel nerede nasıl kullanılır?

Listed : Kayıtlı. Liste halinde gösterilmiş. Kaydedilmiş. Listede yer alan. Borsada kote olan. Kote edilmiş. Listelenmiş.

Listed files : Listelenen dosyalar.

Listed in : Listelenme yeri.

Listed securities : Borsada kote edilmiş menkul kıymetler. Kote edilmiş menkul kıymetler. Borsada kayıtlı taşınır değerler. Kote edilmiş menkul değerler. Borsada hangi hisse senetlerin resmi olarak alım satımının yapılabileceğini gösteren liste.

Listed security : Taşınır değer borsasına kotasyonu yapılmış taşınır değer. Borsaya kote olan menkul kıymet. Borsada kote edilen tahviller. Kote edilmiş taşınır değer. Borsaya kayıtlı menkul değer. Kote edilen menkul değerler. Listelenmiş hisse senetleri.

Listen : Dinlemek. Kulak verme. Dinlenmek. Dinle. Dinleme. Kulak asmak.

Listen for : Kulak kesilmek. Dinlemek. Kulak vermek. Dikkat etmek.

Listened : Kulak asmak. Dinlemek.

Listed stock market : Taşınır değerler borsalarına kote edilmiş taşınır değerlerin alım satımının yapıldığı piyasa. krş. kot-dışı pazar. Kot-içi pazar.

Listen to reason : Laftan anlamak. Laf dinlemek. Mantıklı düşün. Sağduyuna kulak ver. Aklını başına topla. Mantığa kulak vermek.

 

İngilizce Listel Türkçe anlamı, Listel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Listel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Molding : Zıh. Korniş. Silme. Süsleme. Pervaz. Döküm. Kalıpta yapılmış şey. Kalıp parçası. Kalıp yapma.

Advert : İlan. Reklam. Değinmek. Dokundurmak. Reklam (ingiliz ingilizcesi). İma. Bahsetmek. İlan (ingiliz ingilizcesi). Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek.

Slats : Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Sunta. Sunta ile donatmak. Selen sarkıtları. Bağdadi çıtası. Çarpmak. Kaburgalar. Lata. Çıta.

Slat : Çarpmak. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi. Sunta ile donatmak. Sunta. Lata. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Çıta. Bağdadi çıtası.

Listen in : Telefonunu dinlemek. Telefon dinlemek. Başkasının konuşmasını dinlemek. Radyo dinlemek. Ünalgı dinlemek. Kulak misafiri olmak.

Rivet : Perçinle tutturmak. Bağlamak. Konsantre olmak. Sıkıca bağlamak. Perçin. Perçin çivisi. Dikmek (göz). Kenet mili. Perçinlemek. Perçin cıvatası.

Mullioning : Pencere tirizi. Kayıt-dikme (kapı-pencerelerde). Kapı-pencere ayırma dikmesi. Tirizlerle ayırmak.

Concentrate : Yoğunlaştırmak. Konsantre. Tek noktada toplamak. Gücü bir noktada toplamak. Konsantre madde. Yoğunlaşmak. Bir yerde toplamak. Konsantre olmak. Toplanmak. Dikkati bir noktada toplamak.

Lath : Bağdadi çıtası. Sıva tirizi. Delikli levha. Çıta. Kafes. Bağdadi çıta. Lata. Levha. Tel kafes.

Laths : Kafes. Lata. Çıta.

Listel synonyms : hang, hark, batten, moulding, hear out, focus, give ear, harken, fillet, center, hear, filleting, pay heed, incline, eavesdrop, moldings, hearken, centre, comprehend, take heed, pore, mullions, perceive, mouldings, attend, mullion.

 

Listel zıt anlamlı kelimeler, Listel kelime anlamı

Brother : Beraberlik. Gardaş. Abi. Kardeş. Din kardeşi. Dost. Erkek kardeş. Can. Tarikat üyesi. Birlik.

Proximal : Organın bağlanma noktasına yakın. Merkeze yakın olan. Proksimal. Yakın olan. Yakın. Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi. Yakınsal. Bir noktaya doğru.

Listel antonyms : male sibling.

Listel ingilizce tanımı, definition of Listel

Listel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as List.