Lives türkçesi Lives nedir

  • Faaliyet.
  • Hayatta olma durumu (büyüme, üreme, vs. ile açıkça görülen).
  • Hayat tarzı.
  • Bir şeyin var olduğu veya işlevini yerine getirdiği dönem.
  • Ömürler.
  • Hapis eczasına çarptırılan hayat (argo terim).
  • Hayatlar.
  • Biyografi.
  • Canlı olan bir şey.
  • Canlı organizma.
  • Hayat.
  • Yaşamlar.
  • Ömür.
  • Enerji.

Lives ile ilgili cümleler

English: A lonely old man lives there.
Turkish: Orada yalnız bir yaşlı adam yaşıyor.

English: A family lives in a big house.
Turkish: Bir aile büyük bir evde yaşıyor.

English: A dragon lives inside the cavern.
Turkish: Bir ejderha mağarada yaşar.

English: A surgeon lives with Death, his inseparable companion - I walk hand in hand with him.
Turkish: Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.

English: A student from America lives near my house.
Turkish: Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.

Lives ingilizcede ne demek, Lives nerede nasıl kullanılır?

Cats have nine lives : Kediler dokuz canlıdır. Birsürü felaketten kurtulma yetenekleri olduğu varsayılan kediler.

Endanger lives : Diğerlerini tehlikeye atmak. Hayatları riske atmak. İnsanların hayatını tehlikeye atmak.

Like a cat with nine lives : Kedi gibi dokuz canlı. Dokuz canlı.

Save lives : Hayatlar kurtarmak.

 

Livesteam : Sıcak buhar.

Outlives : Daha uzun yaşamak. Daha çok dayanmak. Sağ kurtulmak. -den daha uzun yaşamak. Daha fazla yaşamak.

Oblivescence : Unutma süreci. Unutma.

Stuffed olives : Doldurulmuş zeytin. Dolma zeytin. İçi biberli veya bademli zeytin.

Livestocks : Canlı hayvan.

Livestock tax : Sürü hayvanlarından baş sayımı ölçümüyle alınan vergi. Hayvan vergisi. Hayvanlar vergisi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sürü hayvanlarından 1962 yılına kadar baş hesabıyla alınan vergi. bu vergi, türkiye’de 1931 yılına kadar ağnam vergisi 1962 yılına kadar da hayvan vergisi adıyla uygulanmış ve yalnızca koyun ve keçilerden alınmıştır.

İngilizce Lives Türkçe anlamı, Lives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tent : Otağ. Fitil. Düz bağırsağa uygulanmak için hazırlanan konik biçiminde, vücut ısısında eriyen bir ilaç biçimi, şaf, suppozotivar. Tente. Kalın bezden, keçeden, deriden ya da kıl dokumadan yapılıp direklerle tutturularak kurulan barınak. Oba. Çadır. Yara mili. Sayvan. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Businesses : Görev. İş. Ticaret. İşyeri. Firma. Konu. Alım satım. Ticarethane. Mesele.

Biograph : Eski model film göstericisi.

Briskness : Canlılık. Aktiflik. Sürat. Çabukluk. Hızlılık. Hassaslık. Kıvraklık. Hareketlilik.

Life span : Hizmet süresi. Yaşam süresi.

Courtyard : Avlu. İç bahçe.

Shack up : Yasal olarak evlenmeden beraber yaşamak (argo terim). Beraber yaşamak. Birlikte yaşamak.

Get up and go : Güç. Kuvvet.

Guts : Kararlılık. İç. Kişilik gücü. Bağırsaklar. Sindirim sistemi. Azim. Bağırsak. Babayiğitlik. İçerik. Cesaret.

 

Life : Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Yaşam. Ömür boyu. Canlılık. Kişi. Dirlik. Hayatla ilgili. Dirilik. Durmuş.

Lives synonyms : live together, unlive, lodge in, livings, agency, bivouac, lifestyles, breath of life, peps, impetuses, energies, populate, time of life, intensiveness, output, profiles, vegetate, occupy, lifetime, liveliness, go, lifestyle, domicile, biographies, domiciliate, eke out, vitae, biography, inhabit, world, pig it, energy, bio.

Lives zıt anlamlı kelimeler, Lives kelime anlamı

Recorded : Kayda geçilmiştir. Kaydedilmiş. Banda alınmış. Mazbut. Kayıtlı.

Permanent : Devamlı. Kalıcı. Permanant. Baki. Sabit. Asil. Yerleşik. Temelli. Daimi. Sürekli.

Lives ingilizce tanımı, definition of Lives

Lives kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Life. Alive. With life. Living.