Life span türkçesi Life span nedir

Life span ile ilgili cümleler

English: The life span of a butterfly is short.
Turkish: Bir kelebeğin ömrü kısadır.

English: According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Turkish: Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.

English: What is the average life span in Japan?
Turkish: Japonya'da ortalama yaşam süresi nedir?

Life span ingilizcede ne demek, Life span nerede nasıl kullanılır?

Life : Hayat. Yaşantı. Ömür. Ömür boyu. Hareket. Yaşamla ilgili. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Hayat süresi. Hayatla ilgili. Durmuş.

Span : Kapsamak. Üzerine köprü kurmak. Bağlamak. Arabaya koşmak. Bukağılamak. Süre. Karışla ölçmek. Sıkıca bağlamak. İçermek.

Life activities : Hayati faaliyetler.

Life adjustment education : Öğretim programlarının gerçekçi, işe ve mesleğe dönük, toplumsal beceriler kazandırıcı nitelikte olmasına ağırlık veren eğitim. Yaşama uyarlayıcı eğitim.

Life annuity : Kaydı hayatla irad akdi. Hayat boyunca irat. Ömür boyunca gelir. Ömür boyu yıllık gelir. Yaşam boyu yıllık ödeme sözleşmesi. Ömür boyu gelir. Hayat anüvitesi. Kaydı hayat şartıyla gelir sağlanması. Yaşam boyu gelir.

 

Life assurance : Hayat sigortası.

İngilizce Life span Türkçe anlamı, Life span eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Life span ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Life : Hayatla ilgili. Ömür boyu. Durmuş. Canlılık. Yaşam. Canlı. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Hareket. Dirlik.

Vitae : Yaşam. Hayat.

Lifetime : Hayat süresi. Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. İnsan ömrü. Hayatın devam ettiği süre; canlı varlık olarak bulunabilme süresi. Bir ömür boyu. Yaşam. Kullanım ömrü. Ömür boyu süren.

Lives : Yaşamlar. Hapis eczasına çarptırılan hayat (argo terim). Bir şeyin var olduğu veya işlevini yerine getirdiği dönem. Canlı olan bir şey. Faaliyet. Canlı organizma. Hayatta olma durumu (büyüme, üreme, vs. ile açıkça görülen). Biyografi. Ömürler. Hayat.

Existences : Varoluşçuluk. Olma. Vücut. Varlık. Yaşayış biçimi. Mevcudiyet. Varoluş. Yaşam. Hayat.

Longevity : Uzun ömür. Uzun ömürlü olma. Yaşam süresinin uzunluğu. Uzun ömürlülük. Uzun yaşam. Ömür uzunluğu. Dayanıklılık. Canlının ne kadar süreyle yaşayabildiği.

Vita : Yaşam. Hayat.

Term of office : Görev süresi. Hizmet müddeti. Birisinin bir işle ilgili faal görevde olduğu zaman periyodu.

World : Evren. Diyar. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Yeryüzü. Üçüncü dünya. Yer. Cihan. Dünya. Alem.

 

Life cycles : Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların içinden geçtikleri belli başlı bunalımlı değişim dönemleri. Yaşam çevrimi. Organizmanın doğumdan ölüme kadar geçirdiği evrelerin bütünü. Kullanım süresi. Yaşam aşamaları. Yaşam döngüsü. Yaşam dönemi. Ömür çevrimi.

Life span synonyms : longevities, service period, lifetimes, existence, lifespan, time of life, lifespans, life cycle, tenure of office, service time.