Locality türkçesi Locality nedir

Locality ingilizcede ne demek, Locality nerede nasıl kullanılır?

Fraudulent indicated locality as source locality : Çıkakta yanıltma. Bir malın, üzerine konulan imle oradan çıkarılmış, orada elde edilmiş gibi gösterilmesi.

Bump of locality : Yönünü bulma yeteneği. Yolları bulma yeteneği. Yön duygusu.

Sense of locality : Yer duygusu. Nerede olduğunu anlama yeteneği.

Type locality : Tip lokalitesi. Tip yeri. Örnek yer. Holotip, lektotip, neotip olarak etiketlenen örneklerin toplandığı lökalite. Bir oluşumun ya da taşılın, örnek olarak bulunduğu ve adını aldığı yer. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Tip örneklerinin toplandığı yer.

Bilocality : İkiyerlilik. Yeni evlenen çiftin gerek kocanın gerekse kadının babaevinde yaşıyabildiği evlilik biçimi.

Matrilocality : Kocanın evlendikten sonra, daha önce yaşadığı yerde değil, karısının ailesinin yaşamakta olduğu yerde yerleşmesine dayalı evlilik düzeni. Anayerlilik.

Localised : Belirli bir yere mahsus olan. Yerel. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localized). Lokal. Bölgesel hale getirilmiş. Yerleşik. Sınırlandırılmış. Yerelleşmiş. Lokalize. Sınırlanmış.

Localising : Yerini saptamak. Mekansallaştırmak. Dna dizisi içinde belirli bir genin yerini belirlemek (ayrıca localize). Sınırlamak. Belirli bir yere sınırlamak. Belirli bir yere toplamak. Belirli bir yer ile sınırlandırmak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Lokalize etmek. Yerini belirlemek.

 

Localities : Şehir. Muhit. Mevzi. Civar. Mahal. Mekan. Semt. Mevki. Bölge. Yöre.

Localisations : Belirli bir alan için düzenleme. Yerini tespit etme. Yerini tayin etme. Bir şeyin yerini belirleme. Yazılımı veya donanımı yerel olmayan ortamlara başka ülkelere ve kültürlere uyarlama (ayrıca localization). Lokal hale getirme. Belirli bir bölge ile sınırlandırma. (bilgisayar) yazılım yerelleştirme. Sınırlama. Lokal yapma.

İngilizce Locality Türkçe anlamı, Locality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Departments : Daire. Bölümler. Şube. Bakanlık. Departman. Bölüm.

Neighbourhoods : Komşuluk ilişkileri. Merkezi yer. Çevre. Komşular.

Earth : Topraklama hattı. Kara. Zemin. Üzerinde yaşadığımız gezegen. Yerküre. Topraklamak. Toprak hattı. Hayvan ini. Yeryüzü.

Neighborhoods : Konu komşu. Mahalle. Merkezi yer. Komşuluk ilişkileri. Dolay. Komşular. Çevre.

Scene of accident : Kaza yeri.

Belts : Kemer. Kuşak. Kayış. İklim kuşağı.

Environ : Sarmak. Etrafını sarmak. Çevrelemek. Etraf. Kuşatmak. İçine almak. İhata etmek.

Atmosphere : Atmosfer. Yeryuvarını kuşatan çeşitli gaz ve katmanlardan oluşan örtü. Havaküre. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün. Ortam. Yaratılan hava. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. Basınç birimi. Yer'i ya da herhangi bir gökcismini saran gaz katmanı. yer'in gazyuvarına "havayuvarı" da denir.

 

Cities : Şehirler. Şehir halkı. Büyük kasaba. Kent.

Scenery : Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Sahne dekoru. Dekor. Manzara. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Dekor dipyüzeyi. Görünüm. Bir oyunun sahne üzerindeki görüşünü çevreleyen, panoların birleştirilmesiyle ortaya çıkan dekorun dipyüzeyi. Sahne dekorları. Doğal manzara.

Locality synonyms : 'hood, neck of the woods, entourages, abode, belt, stead, steadings, portfolio, neighbourhood, exposal, urbs, hangouts, dept, floor, areas, outskirts, circumscriptions, ground, domains, ambiences, locations, girth, compartment, geo, venue, earths, emplacement, condition, hangout, precinct, regions, adjacency, crime scene.

Locality ingilizce tanımı, definition of Locality

Locality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state, or condition, of belonging to a definite place, or of being contained within definite limits.