Long finned gray mullet türkçesi Long finned gray mullet nedir

  • Altınbaş kefal.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefalgiller (mugilidae) familyasından, solungaç kapaklarının üzerinde birer sarı leke bulunan, 30 cm kadar uzunlukta, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan, eti lezzetli bir balık türü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Long finned gray mullet ingilizcede ne demek, Long finned gray mullet nerede nasıl kullanılır?

Long : Hasret kalmak. Gözlemek. Arzu etmek. Hasretini çekmek. Hasret olmak. Özlemek. Uzun. Susamak. Özlemini çekmek. İstemek.

Finned : Kanatçıklı. Yüzgeçli. Yüzgeç veya yüzgeçleri olan. Finli. Kanatlı. Kanatlı (mühendislik terimi). Lamelli.

Gray : Gy. Radyasyon ölçüm birimi, ışınlanan maddenin 1 kg.’da 1 joule’lük enerji birikimine neden olan radyasyon miktarı, gy. Aklar düşmek. Grey. Boz. Gri. Silikleştirmek. Kırlaşmak. Ağartmak.

Mullet : Tekir balığı. Dubar. Aslan yelesi (saç modeli). Tekirbalığı. Kefalgiller familyasından, yassı solucanlara arakonakçılık eden bir balık türü. Tekir. Pulaterina.

İngilizce Long finned gray mullet Türkçe anlamı, Long finned gray mullet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Long finned gray mullet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Long finned gray mullet synonyms : a cell, abacus bodies, aardvark, aardwolf, abambulacral area, aardvarks.