Long term plan türkçesi Long term plan nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Uzun vadeli plan.
  • Bir bütün olarak ekonomide ya da çeşitli kesimlerde karşılaşılacak sorunların çözümünü gösteren ve yüksek gelir düzeyi, sosyal adalet, tam işlendirme, dış ödemelerde denge gibi genel nitelikteki makro hedefleri içeren onbeş yıl veya daha fazla süre için hazırlanan kalkınma planı. iktisadi karar birimlerinin uzun dönem hedeflerine ulaşmak için gerçekleştirdikleri plan.

Long term plan ingilizcede ne demek, Long term plan nerede nasıl kullanılır?

Long : Hasret kalmak. Hasretini çekmek. Susamak. Hasret olmak. Uzun. İstemek. Arzu etmek. Özlemini çekmek. Gözlemek. Can atmak.

Term : İsimlendirmek. Dönem. Bilim, teknik, sanat, spor, zanaat gibi çeşitli uzmanlık alanlarının kavramlarına verilen sınırlı ve özel anlamdaki ad: radyo, televizyon, bilgisayar, dil bilimi, yüklem, benzeşme, özgül ağırlık, dörtgen, atardamar, yer çekimi vb. Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre. Demek. Vade. Terim. Devre. Adlandırmak. -e ... adını vermek.

Plan : Tasarlamak. Plan yapmak. Planlamak. Planını çizmek. Kasarı. Düzenlemek. Niyet. Joba. Coğrafya, iktisat, madencilik alanlarında kullanılır. Plan.

 

Long term : Uzun vadeli. Sermaye işlemlerinde genellikle bir yıldan daha uzun bir süre. Uzun süre. 12 ayı aşan poliçe. Uzun vade.

Long term bond : Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Tahvil.

Long term debt : Vadesi beş ile yirmi yıl arasında olan borç. Durağan borçlar, bir yıldan daha önce ödeme zorunluluğu olmayan borçlar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Uzun süreli borç. Uzun vadeli borç.

Long term fattening : Buzağılık döneminden yeni çıkmış erkek danaların kullanıldığı, hayvanların 15–18 aylık iken kesim olgunluğuna geldiği, elde edilen etler lezzetli, gevrek, sulu ve yağ oranı uygun, yedi aydan fazla süren besi. Uzun süreli besi.

Long terminal repeats : Uzun terminal tekrarlar. Ltr. Genom yapıları üzerinde bulunan ve replikasyonun kontrolünde görev aldıkları düşünülen nükleotit dizilimleri, ltr.

Long term capital flows : Uzun vadeli sermaye hareketleri. Doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile vadesi bir yılı aşan dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. krş. kısa vadeli sermaye hareketleri.

Long term credit : Verilen borç paranın uzun ödeme süreli olması. Uzun süreli sayca. Genellikle vadesi beş ile yirmi yıl arasında kalkınmaya yönelik olarak kullanılan ve özellikle yatırım ve kalkınma bankaları tarafından açılan kredi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Uzun vadeli kredi.

İngilizce Long term plan Türkçe anlamı, Long term plan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Long term plan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Perspective plan : Perspektif plan.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Long term plan synonyms : a shift in supply, a shift in demand, a change in individual demand, ability to pay principle, abolition of forced labour convention, abnormal budget, ability rent, long range plan.