Long term bond türkçesi Long term bond nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tahvil.
  • Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono.

Long term bond ingilizcede ne demek, Long term bond nerede nasıl kullanılır?

Long : Uzun. Özlemini çekmek. Hasret olmak. Gözlemek. Özlemek. Can atmak. Hasretini çekmek. Hasret kalmak. Arzu etmek. Susamak.

Term : -e ... adını vermek. Anlaşmak. Bilim, teknik, sanat, spor, zanaat gibi çeşitli uzmanlık alanlarının kavramlarına verilen sınırlı ve özel anlamdaki ad: radyo, televizyon, bilgisayar, dil bilimi, yüklem, benzeşme, özgül ağırlık, dörtgen, atardamar, yer çekimi vb. Vade. Demek. Bilgisayar, hukuk, gramer, iktisat alanlarında kullanılır. İsim vermek. Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre. Terim. Devre.

Bond : Antrepoya koymak. Karşılıklı sevgi. Kefil olmak. Bağlamak. Rabıta. Birleşmek. Senet. Yapışmak. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım.

 

Long term : Uzun vadeli. 12 ayı aşan poliçe. Uzun süre. Uzun vade. Sermaye işlemlerinde genellikle bir yıldan daha uzun bir süre.

Long term capital flows : Doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile vadesi bir yılı aşan dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. krş. kısa vadeli sermaye hareketleri. Uzun vadeli sermaye hareketleri.

Long term credit : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Uzun vadeli kredi. Genellikle vadesi beş ile yirmi yıl arasında kalkınmaya yönelik olarak kullanılan ve özellikle yatırım ve kalkınma bankaları tarafından açılan kredi. Uzun süreli sayca. Verilen borç paranın uzun ödeme süreli olması.

Long term trend : Bir zaman dizisinin geniş bir zaman süresi içinde izlediği genel doğrultu. Uzundönem yönlencesi.

Long term fattening : Buzağılık döneminden yeni çıkmış erkek danaların kullanıldığı, hayvanların 15–18 aylık iken kesim olgunluğuna geldiği, elde edilen etler lezzetli, gevrek, sulu ve yağ oranı uygun, yedi aydan fazla süren besi. Uzun süreli besi.

Long term lease : Uzun vadeli kira. Uzun süreli tutmanlık. Kamu elindeki taşınmazların, özellikle toprağın, iyeliğini saklı tutarak ondan sonsuza dek yararlanabilmek için, kullanımını, 20, 50, 100 yıl ve daha uzun süreler belli bir tutmalık karşılığında tutmanlık sözleşmesiyle başkalarına bırakmak.

In the long term : Uzun dönemde. İleride. Uzun vadede.

İngilizce Long term bond Türkçe anlamı, Long term bond eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Long term bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bank annuities : Hükümet tahvili (devlet tahvillerine periyodik olarak ödenen faiz). Banka tahvili. Devlet tahvili.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Bill of exchange : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Poliçe kambiyo senedi. Ticaret senedi. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Çek. Bir alacaklının borçlusuna hitap ederek borcunu ödemesi için yazı ile gönderdiği ödeme emri. Poliçe. Kambiyo senedi. Ödek.

Debenture bond : Güvencesiz tahvil. Teminatsız tahvil. İtibara dayanan tahvil.

Transformation : Tahavvül. Şekil değiştirme. Doğaçtan oyunculukta bir anlatımdan başka bir anlatıma güzelduyusal bir uyumla geçmek. bu, oyuncunun yaratı gücüne ilişkin bir şeydir. örnek : bir ağacı simgelerken giderek uçan bir kuş görünümünü alma. Değiştirilme. Dünya halkbiliminde bir amacı gerçekleştirmek, cezadan kaçınmak ya da yarışma kazanmak amacıyla genellikle büyüsel yollarla, insan, hayvan, nesne ve doğaüstü güçlerin birbirlerinin biçim ve görevlerini alabileceklerine ilişkin evrensel halk inancı, bk. halkbilim, büyü, dönüşümcü, dönüşümcülük. Herhangi bir gen eklenmiş plazmidin ya da sadece plazmidin bakteri, maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı. İnkılap. Dönüşüm. Veri seti normal dağılımdan uzak olduğunda, verileri daha farklı bir ölçüm skalasında logaritmik, karekök gibi matematiksel bir fonksiyon yardımıyla tüm ham veriyi normal dağılım elde etmek üzere dönüşüme uğratma işlemi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Holding : Alacak. Depolama. Bekleme. Mal. Karar. Stok. Toprak kiralama. Karşı takımın bir oyuncusunun kımıldamasına engel olacak şekilde, bedenle yapılan abanma hareketi. Arsa.

Bill : Denize uzanan kara parçası. Poliçe. Fatura. Afiş. Banknot. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Yasa tasarısı. Liste. İlan.

Long term bond synonyms : commutation, abolition of forced labour convention, stock, a change in demand, a shift in demand, equity security, ability rent, bond, a change in individual demand, a group shares, a type mutual funds, a pass through certificate, stocks, a change in supply, a shift in individual demand, abnormal budget expenditures, conversion, translation, commutations, debenture, ability to pay principle.