Lovers türkçesi Lovers nedir

Lovers ile ilgili cümleler

English: If two past lovers can remain friends, it's either because they are still in love, or they never were.
Turkish: İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.

English: Before the Internet, friends and lovers had to correspond.
Turkish: İnternetten önce, arkadaşlıklar ve aşklar birbirine uyumluydu.

English: The lovers kissed.
Turkish: Âşıklar öpüştüler.

English: I wish all language lovers a Happy and Sweet Year 5773!
Turkish: Bütün dil sevenlere Mutlu ve Tatlı bir yıl 5773'ü diliyorum!

English: The people who come on the Maury Povich show often make pretentious claims about their lovers cheating on them.
Turkish: Maury Povich'e gelen insanlar genellikle sevgililerinin onları aldattıkları ile ilgili önemli iddialarda bulunmaktadırlar.

Lovers ingilizcede ne demek, Lovers nerede nasıl kullanılır?

Allovers : Her yönde. Her yönden. Her yerde.

Clovers : Üçgül. Yonca. Üç yapraklı küçük bit bitki. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Tirfil.

Glovers : Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Eldivenci.

Plovers : İowa eyaletinde şehir. Yağmurkuşu. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kızkuşu.

 

Pullovers : Pulover. Kazak. Tulum. Süveter.

Animal lover : Hayvansever.

Book lover : Kitap aşığı. Okumayı çok seven kimse. Bookworm (kitap kurdu). Kitapları seven kimse.

Lover of art : Sanat aşığı.

Film lover : Sinema sanatını, kültürünü benimsemiş, sinemaya bundan dolayı bağlı olan izleyici. sinemayı bilerek seven izleyici. Sinemasever. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Art lover : Sanat sever. Sanatsever.

İngilizce Lovers Türkçe anlamı, Lovers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lovers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concubine : Nikahsız eş. Metres. Kapatma. Cariye. Odalık.

Cuddlier : İnsanın sarılası gelen. Sevimli. Kucaklanası. Yumuşacık.

Bug : Delilik. Mikrop. Saplantı. Tahtakurusu. Can sıkmak. Gizli dinleme aygıtı. Gizli mikrofon. Canını sıkmak. Dinleme cihazı yerleştirmek. Gıcık etmek.

Addict : Bağımlı. Bağımlılık yapmak. Alıştırmak. Bağımlısı olmak. Alışmak. Düşkün. Müptela. Tiryaki olmak. Tiryaki.

Cuddliest : Yumuşacık. İnsanın sarılası gelen. Sevimli. Kucaklanası.

Enthusiasts : Ateşli taraftar. Coşkun kimse. İstekli kimse.

Buffs : Perdah vurmak. Ten rengi. Öküz derisi. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. (araba veya radyo vb) meraklısı. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Perdah etmek. Devetüyü. Açkılamak.

Adorer : Tapan kimse.

Anxious : Hevesli. Çok istekli. Endişe etmek. Huzursuz. Telaşlı. Mustarip. Tedirgin. Kasavetli. Kaygılanmak.

Courter : Kur yapan kimse. Talip.

Lovers synonyms : true lovers' knot, true lover's knot, lover's knot, love knot, allying, addicting, comrade, admirers, admirer, beaning, bugs, boosters, brother, bedmate, beaux, connoisseur, devotee, damosels, courters, beloved, booster, connoisseurs, cuddly, company, cam, bedmates, amateur, amigo, boyfriends, ecstatics, curious person, compadre, dear.