Low key türkçesi Low key nedir
Low key ile ilgili cümleler
English: Ali was very low key about the whole thing.
Turkish: Ali her şey hakkında çok ölçülüydü.
English: Ali is very low key about the whole thing.
Turkish: Ali her şey hakkında çok ölçülü.
Low key ingilizcede ne demek, Low key nerede nasıl kullanılır?
Low : Az. Alçak. (ses) yavaş. Böğürmek (inek veya öküz). (inek) böğürmek. Böğürmek. Böğürme. Düşük. Ucuz.
Key : Kilit. Ana. Tuş. Açkı. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç. Tutturmak. Sıkıştırmak. Akort etmek. Tespit etmek.
Low alloy steel : Düşük alaşımlı çelik. Az alaşımlı çelik.
Low angle shot : Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Aşağıdan. Kontrplonje. Alttan görüş. Alt açı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Low battery : Düşük pil. Düşük akü.
Low buildings zone : Alçak düzen bölgesi. İki kattan yüksek olmayan yapıların yer aldığı ve yapı düzeninin ancak bu yükseklikteki yapıların yapılmasına elverişli bulunduğu kent bölgesi.
Low blood pressure : Düşük tansiyon.
İngilizce Low key Türkçe anlamı, Low key eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Low key ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Moderate : Azaltmak. Ilımlılaştırmak. Yumuşamak. Hafifletmek. Ilıman. Yumuşatmak. Makul kimse. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Ilımlı kimse. Orta.
Dims : Loş. Karartmak. Bulanmak. Loşlaştırmak. Kararmak. Loşlaşmak. Selektör yapmak. Bulandırmak. Azaltmak. Sönükleşmek.
Barest : Bomboş. Açık. Azıcık. Tüysüz. Yalın. Çıplak. En çıplak. Tamtakır. Yapraksız.
Compliant : Yumuşak başlı. Yumuşakbaşlı. Uysal. İtaatkar. Uyunçlu.
Dismal : Sıkıntılı. İç karartıcı. Kapanık. Loş ve sıkıntı verici. Kasvetli. Kederli. Üzücü. Neşesiz.
Compossible : Ahenk içinde.
Baldest : Besbelli. Küstah. Tüysüz. Saçsız. Kabak kafalı. Kel. Yapraksız. Dazlak (argo terim). Süssüz.
Anemic : Şevksiz. Beti benzi atmış. Kansız. Durgun. Kansız, soluk, anemiyle belirgin, anemiden etkilenen veya anemiye ait olan. Güçsüz. Beti benzi kaçmış. Mecalsiz. Solgun.
Milder : Nazik. Hafif. Ilıman. Yumuşak. Daha ılımlı. Daha ılıman. Kibar.
Dimmest : En kalın kafalı olanı. Donuk. En bulanık olanı. Anlayışsız. Kalın kafalı. Bulanık.
Low key synonyms : modest, attic, artless, bald, mildly, equable, extinguished, accordant, faint, cadenced, inanimate, concordantly, arcadias, canorous, mild, extincts, arcadia, continent, balder, chaste, conformable, dead, moderates, balds, dim, chastest, mild mannered, hospitable, genial, austerest, austere, clement, compatible.

Bu kısımda Low key kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Low key ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Low key anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Low key ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.