Lumina türkçesi Lumina nedir

Lumina ile ilgili cümleler

English: Moonlight was the only illumination.
Turkish: Ay ışığı tek ışık kaynağıydı.

English: I use a flashlight to illuminate dark areas.
Turkish: Karanlık alanları aydınlatmak için bir el feneri kullanırım.

English: Once more than half of the disc of the Moon is illuminated, it has a shape we call gibbous.
Turkish: Ayın diskinin yarısından daha fazlası aydınlanır aydınlanmaz, kambur dediğimiz bir şekle sahiptir.

English: María looked at the starry sky, with a quarter moon that illuminated that autumn night.
Turkish: María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.

English: Sun lights the landscape, pain illuminates the soul.
Turkish: Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.

Lumina ingilizcede ne demek, Lumina nerede nasıl kullanılır?

Luminaire : Avize. Armatür. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lamba. Işıldak. Işıklık.

Luminal : Lümene ait. Yatıştırıcı ve uyuşturucu bir ilaç.

Luminance : Parlaklık. Luminans. Söz konusu noktayı çevreleyen sonsuz küçük bir yüzey parçacığının, verilmiş doğrultudaki ışık yeğinliğinin, bu yüzey parçacığının verilmiş doğrultuya dik bir düzlem üzerindeki izdüşümünün alanına bölümü. bk. ışınımlılık. Işıltı. Işıklılık. Parıltı. Parıldama. Işıksal ışıklılık.

 

Luminance difference threshold : Algılanabilen en ufak ışıklılık farkı. Işıklılık ayrımsal eşiği. Işıklılık ayırma eşiği.

Luminance information : Parlaklık bilgisi. Siyah-beyaz televizyonda, görüntünün her öğesi için almaca gönderilen tek bilgi. renkli televizyonda renklilik bilgisine ek olarak gönderilen aynı çeşit bilgi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Luminance temperature : Tekrenkli ışırlık sıcaklığı. Belirli bir dalga boyu için, söz konusu cisimle aynı ışıklılık tayfsal yoğunluğu olan kara cismin salt sıcaklığı. genellikle kullanılan dalga boyu 655 nanometredir. Parlaklık sıcaklığı.

Absolute threshold of luminance : Algılanabilen en az ışıklılık. Işıklılık salt eşiği.

Explosion proof luminaire : Patlama korumalı ışıklık.

Luminary : Aydın. Işık saçan şey. Işık. Önde gelen kişi. Bilgili ve saygıdeğer kimse. Bilge. Işık veren cisim (güneş vb). Işık veren. Işık veren cisim. Şöhret (belirli bir meslekte).

Peak luminance : Doruk ışıklılık.

İngilizce Lumina Türkçe anlamı, Lumina eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lumina ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aluminum oxide : Alüminyum oksit.

Aluminium oxide : Alümin. Alüminyum oksid. Alüminyum oksit. Alumina.

 

Alumnus : Eski erkek öğrenci. Mezun erkek. Eski erkek mezun.

Bookman : Alim. Bilgin. Kitapçı.

Grad : Mezun. Mezun kimse.

Scholar : Allame. Edip. Devletten ya da herhangi bir özel kuruluştan burs alarak öğrenimini sürdüren öğrenci. Öğrenci. Bursiyer. Çok bilgili kimse. Okumuş kimse. Eğitimini almış kimse. Bilim adamı.

Graduate : Diploma vermek. Bitirmek. Mezun olmak. Lisans üstü. Mezun. Master öğrencisi. Derecelemek. Sınıflandırmak. Diplomalı. (üniversiteden) mezun olmak.

Student : Araştırıcı. Öğrenci. Talebe. Tilmiz. Stajyer. Mektepli. Okuvcu. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Uzman.

Phot : Fot.

Luces : Lüks. Lux'in çoğulu.

Lumina synonyms : corundom, alundum, ivy leaguer, lumens, furnace lining, old boy, refractory, alum, luxes, scholarly person, lumen, lm, corundum, lux.

Lumina zıt anlamlı kelimeler, Lumina kelime anlamı

Lumina antonyms : unstratified.