Lush türkçesi Lush nedir

  • Özlü.
  • Çok içmek.
  • Çok sulu.
  • Ayyaş.
  • Bereketli.
  • Bol.
  • Sulu.
  • Yemyeşil.
  • İçkici tip.
  • İçkici.
  • Lezzetli.
  • Otları veya bitkileri gür olan (yer).
  • Cafcaflı.

Lush ile ilgili cümleler

English: Ali blushed when he saw Mary naked.
Turkish: Ali Mary'yi çıplak görünce kızardı.

English: A blush came over her face.
Turkish: Yüzü kızardı.

English: Ali blushed a little.
Turkish: Ali biraz kızardı.

English: "Tom, you're blushing." "No, I'm not."
Turkish: "Tom, kızarıyorsun." "Hayır, kızarmıyorum."

English: Ali began to blush.
Turkish: Ali kızarmaya başladı.

Lush ingilizcede ne demek, Lush nerede nasıl kullanılır?

Lushed : Yemyeşil. Çok sulu. Özlü. Sulu. Çok içirmek. Otları veya bitkileri gür olan (yer). Ayyaş. İçkici tip. Çok içmek. Cafcaflı.

Lushes : Çok içirmek. Lezzetli. Çok sulu. Otları veya bitkileri gür olan (yer). İçkici tip. Çok içmek. Ayyaş. Özlü. Cafcaflı. Sulu.

Lushing : Lezzetli. Özlü. Çok sulu. Çok içirmek. Otları veya bitkileri gür olan (yer). Ayyaş. Sulu. Cafcaflı. İçkici tip. Yemyeşil.

Lushly : Sulu bir biçimde. Bereketli bir şekilde. Lezzetli bir biçimde. Yemyeşil bir halde.

Lushness : Zenginlik. Bolluk. Bereketlilik.

Blusher : Yüzü kızaran. Allık.

Blush : Kızarmak. Yüzü kızarmak. (yüzü) kızarmak. Utanma. Kırmızılaşmak. Kızarmak (yüz). Utanmak. Utançtan kızarmak. Kızartı. Kızarmak (yüz vb).

 

Blushed : Utanmak. (yüzü) kızarmak. Kızartmak. Kırmızılaşmak. Kızarmak (yüz vb). Yüzü kızarmak. Kızarmak. Kızarmak (yüz). Kızartı.

Blush with shame : Utanmak.

Be flushed with : Bir şeyin verdiği heyecanla dolu olmak.

İngilizce Lush Türkçe anlamı, Lush eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lush ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bibulous : Yüksek emme niteliğinde olan. Emici.

Flavoured : Lezzetinde. Çeşnili. Baharlı. Tadında. Tat verilmiş.

Flashy : Göz alıcı. Parıltılı. Göz kamaştırıcı. Havalı. Çarpıcı. Janjanlı. Gösterişli. Göze çarpan. Frapan.

Bend the elbow : Kafaları çekmek. Aşırı içmek. Kafayı çekmek.

Drinkers : İçen kimse.

Baggier : Torba gibi. Gevşek. Düşük. Torba gibi sarkan. Çuval gibi. Şişkin. Asılı. Sarkık. Şapşal.

Bounteous : Cömertçe verilmiş. Eli açık. Eliaçık. Semih. Çok. Cömert.

Lushes : Çok içirmek.

Soaker : Sağanak yağış. Sağanak.

Lush synonyms : drink a lot, lushing, luxuriant, cored, bacchant, bacchants, gross, alky, drink deeply, fleshy, garish, exhibitionistic, dilute, compendious, drink heavily, daintiest, profuse, daintier, chichi, dilutes, flossy, epigrammatical, flavorsome, dainty, hydrous, flashier, bibbing, briefer, bibbed, fatter, ichorous, baggiest, abundant.

Lush zıt anlamlı kelimeler, Lush kelime anlamı

Scarce : Az. Zor bulunur. Az bulunur. Zoraki. Nadir. Seyrek. Kıt. Eksik. Sınırlı.

Juiceless : Suyu olmayan. Kuru.

Lush ingilizce tanımı, definition of Lush

Lush kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of juice or succulence. Liquor, esp. intoxicating liquor. Drink.