Lushing türkçesi Lushing nedir

Lushing ile ilgili cümleler

English: "Tom, you're blushing." "No, I'm not."
Turkish: "Tom, kızarıyorsun." "Hayır, kızarmıyorum."

English: Ali is blushing.
Turkish: Ali kızarıyor.

English: I couldn't help blushing.
Turkish: Kızarmaktan kendimi alamadım.

English: Are you blushing?
Turkish: Kızarıyor musunuz?

English: I'm not blushing!
Turkish: Ben utangaç değilim!

Lushing ingilizcede ne demek, Lushing nerede nasıl kullanılır?

Backflushing : Otomatik stok kaydı düşümü. Stok indirgeme. Bakflaşing. Otomatik stok azaltma. Makineli sağım sırasında inekten ineğe geçişte sağım pençelerinin otomatik temizlenmesi. Otomatik stok indirgeme.

Blushing : Utanarak. Yüz kızartıcı. Kızarma. Yüzü kızaran. Sütlenme. Efendi. Utanan. Terbiyeli. Ahmaklık.

Blushingly : Kızararak. Yüz kızartıcı bir şekilde. Terbiyeli bir şekilde. Utanarak. Kızarırken.

Flushing : Kızarma. Suya boğma. Aşım zamanında besleme. Kırmızıya dönme. Durulama. Kabarma. Fışkırtma. Taşma. Koç katımı yemlemesi.

Flushing box : Tuvalet su deposu. Klozet. Tuvaleti temizlemek için içinde su bulunan ve sifon çekildiğinde içindeki suyu tuvalet içine boşaltan su haznesi.

 

Unblushingly : Utanmadan. Terbiyesizce. Yüzü kızarmayan bir şekilde. Utanmazca.

Flushing tank : İçinden su çekilebilen su tankı (ör. tuvalet tankı, klozet). Rezervuar.

Flushing cistern : Şamandıralı rezervuar. Hela rezervuarı. Yıkama sepeti.

Plushier : Konforlu. Lüks. Peluş gibi.

Slushiest : Sulu. Aşırı duygusal. Abartılı ve saçma. Vıcık vıcık. Çamurlu.

İngilizce Lushing Türkçe anlamı, Lushing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lushing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flavoured : Tadında. Lezzetinde. Tat verilmiş. Çeşnili. Baharlı.

Cored : Özü çıkartılmış olan. Tuzda yuvarlanmış ve kurutmak için hazırlanmış (ringa balık yatağı). Spesifik çekirdek türü olan (kombinasyon halinde kullanılan). Katlaşık.

Ichorous : İltihap salgılayan. İrin salgılayan. Akışkan. İkor ile ilgili. İltihap ile ilgili. Sıvı. Cerahat salgılayan. İkoröz. Cerahat ile ilgili.

Booze up : Cümbüş. Alem. Sarhoş olana kadar içmek. İçki alemi.

Juiciest : İlginç. Meraklı. Cıvık. Ağız sulandırıcı. Çekici. Cazip. Karlı.

Grandiose : Yüksek. Göz alıcı. Fazlasıyla büyük ve görkemli. Tantanalı. Heybetli. Muazzam. Debdebeli. Gösterişli. Gözalıcı.

Briefer : Kısa. Özet. Kısa ve öz. Daha kısa.

Flavored : Çeşnili. Tadında. Baharlı. Lezzetinde. Tat verilmiş.

Florid : Süslü. Kırmızı yanak. Çiçekli. Yüzü kızarmış (tansiyondan). Kırmızı. Fazla süslü. Gösterişli. Kırmızı yüz. Sağlıklı.

Dipsomaniac : Dipsomanyak. İçki müptelası. Dipsomanik. Alkolik.

Lushing synonyms : running game, running play, window washing, compact, flashy, crapulence, bibber, work, bacchants, bathing, bibbers, exhibitionistic, boozers, rinse, fluid, alcoholic, boozy, brothiest, laconical, laundering, alkie, gross, epigrammatical, have one over the eight, booziest, fleshy, briefest, wash, run, bibbing, full bodied, irriguous, brothier.

 

Lushing zıt anlamlı kelimeler, Lushing kelime anlamı

Constructive : Konstrüktif. Yaratıcı. Hukuken varsayılan. Yapısal. Yardımcı. İnşaat. Müspet. Olumlu. Dolaylı. Geliştirici.

Composed : Bileşke. Sakin. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Kendi halinde. Oluşan. Bileşmiş. Kompoze. Oluşmuş.