Soaker türkçesi Soaker nedir

Soaker ingilizcede ne demek, Soaker nerede nasıl kullanılır?

Soakers : Sağanak. Sağanak yağış.

Soaked : Sıvı ile doyurulmuş. Sırılsıklam. Kafası dumanlı. Islanmış. Islatılmış. Çakırkeyif. Sırsıklam. Kafası dumanlı (argo terim). Sarhoş.

Soaked to the skin : Sırılsıklam ıslanmış. İliklerine kadar ıslanmış. Sırılsıklam.

Be soaked in : İle dolu olmak.

Be soaked to the skin : Sucuk gibi ıslanmak. Sırsıklam olmak. İliklerine kadar ıslanmak. Sırılsıklam olmak.

Soak up : İçine çekmek. Sünger gibi çekmek. Nüfuz etmek. Soğurmak. Emmek.

Soak alkaline cleaning : Daldırmalı alkalili temizleme.

Get soaked : Sırılsıklam ıslanmak.

Soaking : Doyurma. Yedirmiş sıvı. Emdirme. Sıvıyı iyice yedirme. Çözündürme. Sırsıklam. Sıvıya batırma. Suda bekletme. Sırılsıklam. Kazıkçı.

Soakage : Islanma. Çektiği sıvı miktarı. Islatma.

İngilizce Soaker Türkçe anlamı, Soaker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drenches : Sırılsıklam etmek. İçirmek. İlaç içirmek (hayvan). İyice ıslatmak. Sıvıya batırmak. Sırılsıklam etme. Islatma. Batırmak. Her tarafını ıslatmak.

Souse : Suyun içine daldırmak. Tuzlamak. Su dökmek. Suya daldırmak. Salamura. Salamuraya bastırmak. Tuzlu suya bastırmak. Suyun içine batırmak. Islatmak. Üstüne boca etmek (suyu).

 

Drench : Sırılsıklam etme. İlaç içirmek (hayvan). Islatmak. Islatma. Batırmak. İçirmek. İyice ıslatmak. Sırılsıklam etmek. Her tarafını ıslatmak.

Downfalls : Boşanma (yağmur). Yıkılış. İnkıraz. Düşüş. Yağış. Mahv. Çökme. Düşme. Yıkılma. Çöküş.

Drenching : Her tarafını ıslatmak. Islatma. Sırılsıklam etme. Sıvıya batırmak. Islatmak. İlaç içirmek (hayvan). Sırılsıklam etmek. İyice ıslatmak. Batırmak.

Rain : (yağmur) yağmak. Yağdırmak. Şakır şakır akmak. Coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yağmur gibi boşanmak. Yağmur yağmak. Yağış. Yağmur. Çizik. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.

Lush : Çok sulu. Çok içmek. Cafcaflı. Sulu. Lezzetli. Yemyeşil. İçkici. İçkici tip. Otları veya bitkileri gür olan (yer). Özlü.

Alcoholic : Alkol. Alkol içeren. İçkiçi. İçki tutkunu. İspirtolu. Ayyaş. Alkolik. Alkollü. İçkici.

Soaker synonyms : down pour, soakers, alky, drunkard, rainfall, drunk, rummy, brash, brashes, pelter, waterspouts, deluge, brashest, cloudbursts, downfalling, flood of rain, downfall, downpour, inebriate, downpours, wino, cloudburst, sot, waterspout, torrent, dipsomaniac, boozer, flurry, pelters.

Soaker ingilizce tanımı, definition of Soaker

Soaker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, soaks.