Lusted türkçesi Lusted nedir

  • Seks düşkünlüğü.
  • Heves.
  • Kösnü.
  • Çok şiddetli arzu.
  • Arzulamak.
  • Arzu.
  • Kösnüllük.
  • Şehvet.
  • Şehvet duygusu.
  • Şehvetli olmak.
  • Arzulu olmak.

Lusted ingilizcede ne demek, Lusted nerede nasıl kullanılır?

Luster : Fevkalade parlaklık. Şaşaa. Işıtmak. Parlatmak. Parlaklık. Parlaklık vermek. İhtişam. Sır. Cilalamak. Aydınlık.

Lustered : Parlatmak. Parıltı. Şaşaa. Parlaklık vermek. Aydınlık. Fevkalade parlaklık. Işıtmak. Cilalamak. Parlaklık. Parıldamak.

Lustering : Parlatmak. Işıtmak. Parlatma dekatirlemesi. Cilalamak. Parlatma.

Lusterless : Sönük. Fersiz. Mat. Cilasız. Donuk.

Lusterlessness : Matlık.

Blustered : Bağıra çağıra konuşmak. Sert esmek. Fırtına gibi esmek. Kabadayılık etmek. Yüksekten atmak. Fırtına gibi esmek (argo terim). Zart zurt etmek. Kabadayılık taslamak. Küstahça konuşmak. Şiddetle esmek (rüzgar).

Bluster : Küstahça konuşmak. Bağıra çağıra konuşmak. Kabadayılık etmek. Sert esmek. Zart zurt etmek. Fırtına gibi esmek. Boş tehdit. Yaygara. Kabadayılık taslamak. Yüksekten atma.

Make lusterless : Donuklaştırmak.

Bad cluster : Bozuk küme.

Balusters : Parmaklık demir. Korkuluk direği. Korkuluk. Korkuluk dikmesi. Baston. Tırabzan direği. Parmaklık. Korkuluk çubuğu. Parmaklık direği.

İngilizce Lusted Türkçe anlamı, Lusted eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lusted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambitiousness : İhtiras. Hevesli olma. Hırslılık. İhtiraslılık. Tutkulu olma.

Brios : Canlılık.

Take heed : Dikkatli olmak. Dikkat etmek.

Craving : İhtiras. Doymak bilmez iştah. Şiddetli arzu. Özlem. Kriz. Hasret. İsteme. Tutku. Tul-u emel.

Appetency : İştah. Şiddetli arzu. Doğal eğilim.

Hang : Batmak. Bağlı olmak. Sallandırmak. Sarkıtmak. Adam asmak. Asılmak. Kaplamak (duvar kağıdı). Eğmek (başını). Eğmek. Sarkmak.

Center : Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Ortasını almak. Ortalamak. Santra. Punta. Ortalamak (merkezlemek). Ilımlı politik görüş. Merkezde toplamak. Göbek.

Attend : Hazır bulunmak. Bulunmak. Hizmet etmek. Devam etmek. Katılmak. Beklemek. Kulak vermek. Dinlemek. İştirak etmek. Dikkatini vermek.

Hark : Dinlemek. Kulak vermek. Sus. Dur. İşitmek.

Lusted synonyms : lust, long for, anxieties, sexuality, hearken, brio, appetite, carnality, lecherousness, calling, concupiscence, ambitions, appetencies, aspired, horniness, desire, ambition, ardours, aspiration, hear, ardors, aspirations, concentrate, sensualities, perceive, lech, lasciviousness, eavesdrop, aspires, focus, erotism, lustfulness, hanker after.

Lusted zıt anlamlı kelimeler, Lusted kelime anlamı

Disobey : Karşı gelmek. Riayet etmemek. Uymamak. İhlalde bulunmak. -e uymamak. Söz dinlememek. İtaat etmemek. İtaatsizlik etmek. Dinlememek.

Unfit : Uygunsuz. Birleştirilmemiş. Yetersiz. Sağlık açısından uygun olmayan. Uygun olmayan. İşe yaramaz hale getirmek. Elverişsiz hale getirmek. Yetersiz yapmak. Uymaz. İşe yaramaz.