Lustered türkçesi Lustered nedir

Lustered ile ilgili cümleler

English: Ali looked a little flustered.
Turkish: Ali biraz kızışmış görünüyordu.

English: Ali became a little flustered.
Turkish: Ali biraz telaşlandı.

English: Ali is flustered.
Turkish: Ali kızıştırılmış.

English: Ali seems to be slightly flustered.
Turkish: Ali biraz kızıştırılmış gibi görünüyor.

English: Ali seems flustered.
Turkish: Ali telaşlı görünüyor.

Lustered ingilizcede ne demek, Lustered nerede nasıl kullanılır?

Balustered : Parmaklıkları olan. Korkuluklu. Parmaklıklı. Korkulukları olan.

Blustered : Kabadayılık etmek. Tehditler savurmak. Şiddetle esmek (rüzgar). Bağıra çağıra konuşmak. Yüksekten atmak. Kabadayılık taslamak. Fırtına gibi esmek (argo terim). Fırtına gibi esmek. Sert esmek. Zart zurt etmek.

Clustered : Kümelenik. Kümelenen. Toplanmak. Bir araya gelmek. Kümeli. Kümelenmiş. Demet haline gelmek.

Clustered cities : Aralarındaki kırsal alanların hızla kentleşmesi yüzünden birbirleriyle her yönden birleşmiş gibi görünen kentler bütünü. Kümekent.

Clustered column chart : Kümelenmiş sütun grafiği. Kümelenmiş sütun çizgesi.

 

Blusterer : Kabadayı.

Lusters : Parlatmak. Parlaklık. Fevkalade parlaklık. Parıltı. Parlaklık vermek. Parıldamak. Işıtmak. Aydınlık. Şaşaa. Cilalamak.

Lusterless : Fersiz. Mat. Donuk. Cilasız. Sönük.

Blusterers : Kabadayı.

Lustering : Işıtmak. Parlatmak. Parlatma dekatirlemesi. Cilalamak. Parlatma.

İngilizce Lustered Türkçe anlamı, Lustered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lustered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Airways : Tenek yolları. Havayolları. Havayolu. Hava bacası.

Brilliance : Mükemmellik. Göz alıcılık. Harikuladelik. Görkem. Renksel doygunlukla parıltının birlikte doğurduğu görsel algılama olgusu. Deha. Revnak. İhtişam. Renksel parlaklık.

Gloss : Yaldızlamak. Açıklayıcı yazı. Açıklamak. Açıklama. Yorumlamak. Dipnot düşmek. Perdah. Örtbas etmek. Parlamak.

Glance : Kısa bakış. Bakış. Bakmak. Kısaca bakış. Göz atmak. Göz gezdirmek. Bakıvermek. Göz.

Fulgor : İhtişam. Görkem.

Scrumptiousness : Görkemlilik. Gösteriş. Mükemmellik. Şatafatlılık. Lezzetlilik. (argo) mükemmelik. Harikalık. Zevklilik. Olağanüstülük.

Illuminates : Donatmak. Işıklandırmak. Tezhip etmek. Yaldızlı harflerle süslemek. Tezhip etmek (kitabı veya yazıyı). Aydınlanmak. Uyandırmak. Anlatmak. Aydınlatmak.

Radiancy : Fer. Nur.

Brilliancy : Görkem.

Burn : Yanık. Fazla pişerek yanmak. Tutuşmak. Yakmak. Kızdırmak. Oyuna getirmek. Kiremitte pişirmek. Başını yakmak.

Lustered synonyms : splendours, blanches, blanch, glancing, blazoned, glimmered, brigthness, flaring, brilliancies, glint, illumes, flamboyance, flame, glimmers, cleaned, daylight, coruscates, flare, brillancy, furbish, brightening up, airway, give a polish, brightness, illuminate, dazzlement, coruscations, brightening, clearness, finish, brightened, lustres, burnishing.

Lustered zıt anlamlı kelimeler, Lustered kelime anlamı

Tidy : Epey. Toparlamak. Ivır zıvır kutusu. Tertipli. Derli toplu. Çöp sepeti. Temiz. Düzeltmek. Tertip. Çekidüzen vermek.