Luster türkçesi Luster nedir

Luster ile ilgili cümleler

English: Ali looked a little flustered.
Turkish: Ali biraz kızışmış görünüyordu.

English: Our cat's fur has lost its luster.
Turkish: Kedimizin kürkü parlaklığını kaybetti.

English: Ali is flustered.
Turkish: Ali kızıştırılmış.

English: Ali became a little flustered.
Turkish: Ali biraz telaşlandı.

English: Ali seems flustered.
Turkish: Ali telaşlı görünüyor.

Luster ingilizcede ne demek, Luster nerede nasıl kullanılır?

Lustered : Işıtmak. Parıldamak. Parıltı. Cilalamak. Parlaklık vermek. Aydınlık. Fevkalade parlaklık. Parlatmak. Şaşaa. Parlaklık.

Lustering : Cilalamak. Parlatma dekatirlemesi. Parlatma. Işıtmak. Parlatmak.

Lusterless : Mat. Sönük. Cilasız. Fersiz. Donuk.

Lusterlessness : Matlık.

Lusters : Şaşaa. Parıltı. Işıtmak. Aydınlık. Parlaklık. Parlaklık vermek. Parlatmak. Cilalamak. Fevkalade parlaklık. Parıldamak.

Make lusterless : Donuklaştırmak.

Bluster : Şiddetle esmek (rüzgar). Yüksekten atma. Boş tehdit. Bağıra çağıra konuşmak. Zart zurt etmek. Sert esmek. Kabadayılık taslamak. Tehditler savurmak. Küstahça konuşmak. Yaygara.

 

Adaptive cluster sampling : Uyarlamalı öbek örneklemesi.

Blustered : Kabadayılık taslamak. Kabadayılık etmek. Küstahça konuşmak. Bağıra çağıra konuşmak. Fırtına gibi esmek. Şiddetle esmek (rüzgar). Zart zurt etmek. Sert esmek. Yüksekten atmak. Tehditler savurmak.

Baluster : Korkuluk dikmesi. Parmaklık. Tırabzan direği. Parmaklık direği. Merdiven korkuluğu. Baston. Korkuluk çubuğu. Parmaklık demir. Korkuluk direği. Korkuluk.

İngilizce Luster Türkçe anlamı, Luster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Luster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brightly : Pırıl pırıl. Parlak. Şakır şakır. Işıl ışıl. Parlak bir şekilde. Canlı. Parlak biçimde.

Cleans : Temizlenmek. Temiz. Bitirmek. Yıkamak. Tanzif etmek. Arıtmak. Almak. Arındırmak. Temizlemek.

Acid treatment : Asitle muamele. Asitle arıtma. Asitle işleme. Ekşitleme.

Glories : Hale. Mutluluk. Güzel görünüş. -e çok sevinmek. Cennet. Ayla. Görkem. Nur. Sena. Sevinmek.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Finishers : Son işlem cihazı. Ani hareket. Bitirici. Finisör. Finişer. Apreci. Bitiren. Son işlemi yapan kimse. Apre ustası.

Costliness : Değer. Pahalılık. Paha. Zenginlik. Pahalıya malolma. Yüksek fiyatlılık. Lüks.

Flame : Kızarmak. Alev almak. Ateş. Hiddet. Öfkelenmek. Alevlendirmek. Göz ağrısı. Kıpkırmızı olmak. Tutuşmak.

Chandelier : Şamdan. Çilçırak.

Luster synonyms : refulgency, effulge, fulgor, airways, cleaned, finish, finisher, blazoned, burn, glazings, gloss, brilliancy, cabbalah, glaze, chandeliers, daylight, glow, glancing, clearest, sheen, luminaire, augustness, chasers, blanch, furbish, coruscation, effulgence, cabbala, coruscated, additional support, glanced, cabbalas, glares.

 

Luster zıt anlamlı kelimeler, Luster kelime anlamı

Dullness : Can sıkıntıs. Donukluk. Sönüklük. Sersemlik. Can sıkıntısı. İdraksizlik. Durgunluk. Asamiyet. Ahmaklık. Körlük.

Luster ingilizce tanımı, definition of Luster

Luster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lustrum. Brightness. One who lusts. A period of five years. To make lustrous. Brilliancy. Splendor. Glitter.