Lymphatic organ türkçesi Lymphatic organ nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Lenf organı.
  • Bademcikler ve dalak gibi lenfosit meydana getiren ve lenfatik dokulardan oluşan organ.
  • Lenfatik organ.

Lymphatic organ ingilizcede ne demek, Lymphatic organ nerede nasıl kullanılır?

Lymphatic : Lenfe ait. Gamsız. Heyecansız. Bankroftiyan ve brugiyan filaryazis için kullanılan ortak bir terim. Serinkanlı. Uyuşuk. Lenfatik. Limfatik. Lenf bezi.

Organ : Kuruluş. Uzuv. Kılgan. Alet. Yayın organı. Organ. Kitle iletişim araçları. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Org.

Lymphatic adenitis : Lenfadenit.

Lymphatic duct : Lenf arnası. Lenf kanalı.

Lymphatic filariasis : Lenfatik filaryozis. Lenfatik filariozis. Erişkinleri deri altı lenf damarlarında veya lenf düğümlerinde yaşayan, larvaları dolaşım kanında bulunan ve sivrisinekler tarafından taşınan wuchereria bancrofti, brugia malayi veya brugia timori türlerinin neden olduğu lenfatik sistem hastalığı, filaryal elefantiozis. Filaryal elefantiozis.

Lymphatic gland : Lenf bezi.

İngilizce Lymphatic organ Türkçe anlamı, Lymphatic organ eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lymphatic organ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Lymphatic organ synonyms : a protein, aardwolf, abambulacral area, abiotic environment, abiotic factor, acacia.