Lynching türkçesi Lynching nedir

  • Linç etmek.
  • Birden çok kişinin kendilerine göre suç olan bir davranışından dolayı herhangi bir kişiyi yargılamasız, taşla, sopayla vb. araçlarla döverek öldürmesi.
  • Linç.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Linç edilme.
  • Linç etme.

Lynching ingilizcede ne demek, Lynching nerede nasıl kullanılır?

Lynchings : Linç etme. Linç edilme. Linç.

Lynch law : Linç kanunu. Linç hukuku.

Lynch : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Linç etmek. Kentucky eyaletinde şehir. Linç.

Lynched : Linç etmek. Linç edilmiş bir şekilde.

Lyncher : Linç eden.

Lyncean : Keskin bakışlı. Vaşak türünden. Vaşak gibi.

Lynchers : Linç eden.

Lynches : Kentucky eyaletinde şehir. Linç etmek. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Linç.

Lynchpin : Tekerleğin dingil pimi. Kilit. Kilit adam. Temel taşı. Hayati önemi olan.

İngilizce Lynching Türkçe anlamı, Lynching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lynching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lynches : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Kentucky eyaletinde şehir.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

 

Aesthetic : Estetik. Güzelduyu. Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.

Acculturation : Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürel etkileşim. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Kültürel uyum. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

Affection : Duygusal yakınlık. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Düşkünlük. Şefkat. Hastalık. Sevgi. Duygulanım. Etkileme. Yakınlık.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Lynching synonyms : lynchings, abilities, slaying, age group, execution, adaptive behavior, agnation, aesthetical ideal, lynch, adjustment in marriage, lynched, agression, murder, alienation.