Lynchpin türkçesi Lynchpin nedir

  • Tekerleğin dingil pimi.
  • Hayati önemi olan.
  • Kilit adam.
  • [#temel Temel taşı].
  • Kilit.

Lynchpin ingilizcede ne demek, Lynchpin nerede nasıl kullanılır?

Lynch law : Linç hukuku. Linç kanunu.

Lynch : Kentucky eyaletinde şehir. Linç etmek. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Linç.

Lynched : Linç etmek. Linç edilmiş bir şekilde.

Lyncher : Linç eden.

Lynchers : Linç eden.

Lyncean : Vaşak türünden. Keskin bakışlı. Vaşak gibi.

Lynching : Linç etmek. Birden çok kişinin kendilerine göre suç olan bir davranışından dolayı herhangi bir kişiyi yargılamasız, taşla, sopayla vb. araçlarla döverek öldürmesi. Linç edilme. Linç. Linç etme.

Lynches : Linç. Kentucky eyaletinde şehir. Linç etmek. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.

Lynchings : Linç edilme. Linç. Linç etme.

İngilizce Lynchpin Türkçe anlamı, Lynchpin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lynchpin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anchor : Dayanak noktası. Çapa. Çapa atmak. Lenger. (gemi) demir. Demirlemek. Sunucu (haber). Açık oturum yöneticisi. Demir. Demir atmak.

Cornerstone : Köşetaşı. Resmi tören sırasında konulan binanın ilk taşı. İki duvarın köşesini oluşturan taş. Esas. Bir sürecin önemli bir aşama noktası. Mihenk taşı. Esas olarak önemli olan bir şey. Temel. Köşe taşı.

 

Fateful : Vahim. Kaderi belirleyen. Öldürücü. Mukadder. Önemli. Kadere bağlı. Can alıcı. Felaket getiren. Alında yazılı olan.

Backbone : Direk. Temel. Omurga. Karakter gücü. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun. Esas. Sağlam karakter. Belkemiği. Metanet. Karakter kuvveti.

Padlock : Asma kilit vurmak. Asma kilit. Asma kilit takmak. Asma kilitle kilitlemek.

Keystones : Anahtar taşı. Ana fikir. Kemertaşı. Kilit taşı. Ana ilke. Temel. Kenet taşı.

Key : Girmek bilgisayar. Tespit etmek. Coşturmak. Açkı. Ana. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç. Anahtar. Akort etmek.

Locking : Çeşitli kaynaklardan (değişik işliklerden, dışarıda canlı yayından, mıknatıslı görüntü aygıtında, yabancı işliklerden, vb.) gelen resimler arasında geçiş, birleştirme ya da özel etkiler sağlanabilmesi için, bunların birbiriyle eşlenmesi. Kilitleme. Kenetleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sürgüleme.

Support : Mesnetlemek. Üçayak. Dayamak. Doğrulamak. Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Yatay borunun üzerine oturduğu destek. Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule]. Yardım etmek. Israr etmek. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek.

Lynchpin synonyms : keyman, linchpin, detents, fastener, foundation stone, linchpins, detent, corner stone, lock, pin, headstone, foot stone, key man, keystone, cornerstones, padlocking, headstones, footing stone, mainstay.