Mühür nedir, Mühür ne demek

Mühür; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Atların küçük nişaneleri.

Mühür hakkında bilgiler

Damga (Eski Türkçe; tamga) - bir şeyin üzerine bir işaret basmaya yarayan alet, mühür demektir. Ayrıca herhangi bir şeyin üzerine bu aletle bırakılmış olan işaret, iz anlamına da gelir.

Eski Türkçede "Tamga" olarak söylenirken, günümüz Türkçesinde "Damga" biçimiyle yer alır. Ayrıca; Azerice Damğa, Tatarca Tamga, Başkurtça, Özbekçe, Kırgızca ve Uygurca da ise Tamğa olarak söylenir. Türkmenler ise (ğ-m değişmesiyle) "Tağma" biçiminde ifade ederler. Hatta Rusça'ya dahi Tamga biçimiyle geçmiştir.

Türk kökenli olmayan Kafkas halklarında da damga geleneği görülür: Batı Çerkesçe tamığe (тамыгъэ), Doğu Çerkesçe damığe (дамыгъэ), Abazaca adamğ (адамгъ)

Aileler (oguşlar) birleşerek urug (oymak)ları, uruglar birleşerek boyları, boylar birleşerek bodunları, bodunlar da birleşerek elleri (illeri) oluşturur. Bu kelimenin baş harfi "i" ile "e" karışımı bir sesle okunmaktadır. Bozkırda en yüksek siyasal örgütlenme biçimi eldir. Bodun yöneticisine han, el yöneticisine kağan denilmektedir.

 

Mühür ile ilgili Cümleler

  • Burayı imzalayın veya mühürleyin.
  • O bana mühürlü bir zarf verdi.
  • Makbuzun yetkililer tarafından imzalanmış ve mühürlenmiş olması gerekir.
  • Ona mühürlü bir zarf uzattı.
  • Dedikodu yapmayacağım ve dudaklarım mühürlü olacak.
  • Ali mektubu yazdıktan sonra onu bir zarfa koydu ve onu mühürledi.
  • Ali Mary'ye mühürlü bir zarf uzattı.

Mühür tanımı, anlamı:

Damga : Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum.

Mühür basmak : Mühürlemek.

Mühür kazımak : Bir metal üzerine, bir kimsenin, bir kuruluşun adını, unvanını ters olarak kazımak.

Mühür kimde ise süleyman odur : "bir işte yetki kimde ise kuvvet ondadır" anlamında kullanılan bir söz.

Mühür beyti : Halk şiirinde şairin adının veya takma adının geçtiği son dörtlük.

Mühür gözlü : Sevgili. Koyu renkte, iri, beğenilen gözlü.

Mühür mumu : Üstüne mühür basılan ve bal mumu ile reçineden yapılmış olan genellikle kırmızı renkli madde.

Mühür pensi : Elektrik, su ve doğal gaz sayaçlarını mühürlemek amacıyla bir kurşun parçasının teller üzerine tutturulup sıkıştırılması için kullanılan araç.

Mührüsüleyman : Kuzey Anadolu'da orman ve çalılıklar altında bulunan, 30-80 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, çok yıllık ve otsu bir bitki (Polygonatum multiflorum).

Tatbik mührü : Bir kimsenin, resmî makamlarca tanınmış olan mührü.

 

Mühürcü : Mühür kazıyan kimse.

Mühürcülük : Mühürcü olma durumu. Mühürcünün görevi veya zanaatı.

Mühürdar : Devlet büyüklerinin mühürlerini taşımak ve gereken kâğıtları mühürlemekle yükümlü görevli.

Mühürleme : Mühürlemek işi.

Mühürlemek : Bir yazı, belge vb.nin doğruluğunu veya kabul ve onayını belirtmek amacı ile altına mühür koymak, mühür basmak. Bir şeyin üzerine açıldığında belli olması için yetkili makamlarca yapıştırılan kırmızı muma mühür basmak. Yasalara, ahlak ve sağlık kurallarına aykırı görülen iş veya eğlence yerlerinin çalışmasını durdurmak amacıyla, kapısının açılmasını engellemek için uygun yere mumu yapıştırıp üzerine mühür basmak, kapatmak.

Mühürlenme : Mühürlenmek işi.

Mühürlenmek : Mühürleme işi yapılmak, mühür basılmak.

Mühürletme : Mühürletmek işi.

Mühürletmek : Mühürleme işini yaptırmak.

Mühürlü : Mühürle kapatılmış. Mühür basılmış.

Mühürsüz : Mührü olmayan. Mühür basılmamış olan.

Ağzını mühürlemek : Konuşmamak, susmak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kuruluş : Kurulma işi. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Yapı, yapılış, bünye. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Unvan : San.

Ters : Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Bir şeyin aksi, karşıtı. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Hayvan pisliği. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Kesici bir aletin kesmeyen yanı.

Kazıl : Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim.

Metal : Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde.

Lastik : Kauçuktan yapılmış. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Kauçuktan yazı silgisi. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Korse. Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Bir tür esnek örgü. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Mühür açılması : Bir suçun kanıtı olarak elde edilen kâğıtların ya da öteberinin, olduğu gibi kapalı bir yerde korunması amacıyla mühürlenen kapı, ev ya da yazılı belgelerin bulunduğu yerin üstündeki mühürün, orada saklanmış olan kanıtların incelenmesi için yetkililerce kaldırılması.

Mühür kazmak : bir metal üzerine, bir kimsenin, bir kuruluşun adını, unvanını ters olarak kazımak.

Mühür oyma : (Heykel) Mühür olarak kullanılacak değerli taşlara insan betileri ve yazılar oyma sanatı.

Mühür urmak : Mühür basmak

Mühürbilim : Eski mühürlerin kullanılışını, biçimlerini, tüzel anlamlarını inceleyen ve bunları okumayı amaçlayan bilgi dalı.

Mühürkulak : Sivas kenti, Kuşkayası bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Mühürler : Çorum ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Mühürlü kağıt : Yeniçeri olacaklara, kütük kayıtlarına temel olmak üzere, yeniçeri ocağınca verilen mühürlü belge.

Mühürlüağaç : (botanik)

Diğer dillerde Mühür anlamı nedir?

İngilizce'de Mühür ne demek? : n. seal, signet, impress, cachet, signature

Fransızca'da Mühür : cachet [le], sceau [le], estampille [la], griffe [la]

Almanca'da Mühür : n. Bulle, Petschaft, Siegel, Stempel - mührünü basmak

Rusça'da Mühür : n. печать (F), штемпель (M), штамп (M)