Macroeconomic policy türkçesi Macroeconomic policy nedir

  • Makroekonomik politika.
  • İktisat politikası.
  • Devletin iktisat politikası araçlarını kullanarak iktisadi ve/veya sosyal hedeflere ulaşmak için gösterdiği çabalar bütünü.
  • İktisat alanında kullanılır.

Macroeconomic policy ingilizcede ne demek, Macroeconomic policy nerede nasıl kullanılır?

Macroeconomic : Makro ekonomik. Makroekonomik.

Policy : Poliçe. Sigorta sözleşmesi. Tedbir. Plan. Sigorta belgesi. Prensip. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Hareket tarzı. Önlem. Davranış biçimi.

Macroeconomic policy instruments : Belirlenen iktisadi ve/veya sosyal hedeflere ulaşmak amacıyla hükümetlerin uyguladıkları para, maliye, gelirler ve dış ticaret gibi politika araçlarının tümü. İktisat politikası araçları.

Targets of macroeconomic policy : İktisat politikası amaçları. İktisadi başarımı artırmaya yönelik önceden belirlenen iktisadi etkinlik, eşitlik, kalkınma, büyüme ve istikrarının sağlanması gibi temel amaçlar.

Macroeconomic aggregates : Milli gelir muhasebe büyüklükleri ile enflasyon, işsizlik, büyüme oranı gibi ulusal ekonomiye ilişkin göstergeler. Makroiktisadi büyüklükler.

Macroeconomic analysis : Bir makroiktisadi modeldeki makroiktisadi değişkenlerin nasıl belirlendiğini ve birbirlerini nasıl etkilediğini inceleyen çözümleme. Makroiktisadi çözümleme.

 

İngilizce Macroeconomic policy Türkçe anlamı, Macroeconomic policy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Macroeconomic policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Economic policy : İktisadi politika. Ekonomi politikası. Ekonomik politika. Bir ülkenin veya topluluğun gelir ve giderlerini kendisine bağlı bir şekilde yönettiği sistem. Ekonomi siyasası.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Fiscal policy : Maliye siyaseti. Bir ülkenin bütçesi veya vergilerinde değişimlere göre çalışan ekonomik program. Hükümetin tam istihdam, iktisadi büyüme, fiyat istikrarı, gelir dağılımının düzeltilmesi ve yoksulluğun azaltılması gibi iktisadi ve sosyal hedeflere ulaşabilmek amacıyla gelir, harcama ve borçlanmayla ilgili aldığı kararlar bütünü. krş. daraltıcı maliye politikası, genişletici maliye politikası. Bütçe düzenlemesi ile alakalı hükümet politikası. Mali politika. Maliye politikası.

Macroeconomic policy synonyms : a shift in individual demand, abnormal budget receipts, abnormal budget, a shift in demand, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a group shares.